Afganistan'ın birbirine zıt iki meşhur siması: Kraliçe Süreyya Tarzi ve Celaluddin Haqqani - Faik Bulut

Kolaj: Independent Türkçe
Bu makalede, Afganistan'ın iki değişik yüzünü ve dünyaca ünlü iki zıt şahsiyetini ele alacağım. Zira Afganistan'da yaşanan güncel gelişmeleri kavramada tarihi bilgi açısından simgesel değerleri olduğu kanısındayım ve Kraliçe Süreyya Tarzi portresiyle açılışı yapmalıyım.
Özgeçmişine dair Newlines Magazine sitesinde yayımlanan 27 Ağustos tarihli ilginç bir yazı, Suriyeli tarihçi Sami Mervan Mubayed tarafından kaleme alınmıştı.
O Mubayed ki, "Yeni Cihat Sınırındaki Siyah Bayraklar Altında" isimli kitabın da yazarıdır. Burada Kraliçe, 1920'li yıllarda Batı aydınlanması/modernleşmesinin izinden giden ve Kemalist dönemde gerçekleşen Cumhuriyet reformlarını taklit eden Emanullah'ın eşi olarak tasvir edilmiştir.
Şam'da (24 Kasım 1899) dünyaya gelen Süreyya Tarzi, Roma'da (20 Nisan 1968) vefat etmiştir. Afganistan'ı 1826-1973 yılları arasında yöneten Barakzay Hanedanı'nın alt kabilesi olan Peştun boyuna bağlı Muhammedzay soyundan aristokrat bir ailenin kızıdır. Babası, büyükelçi ve dışişleri bakanı olmuş diplomat Serdar Mahmud Beg Tarzi'dir. Aynı zamanda modernleşme yanlısı, açık fikirli, aydınlanmacı iyi bir gazeteci ve fikir adamıydı. Kendisi 1923'te İstanbul'da vefat etmiştir.
Süreyya Şahzade Tarzi, Serdar Mahmud ve Resmiye Hanım'ın kızı olarak Şam doğumlu olup, burayı kendine yurt edinmişti. Dedesi, Serdar Ğulam Muhammed Tarzi'dir. Baba Serdar Mahmud Beg, aslında Afganistan kökenli (aristokrat) bir sülaleden gelme çağcıl bir fikir adamıdır. Memleketinde dönemin (gelenekçi) prensi Abdurrahman Han ile yaşanan fikirsel zıtlaşmasından ötürü, Suriye'ye sürgün edilmiştir. Anne Resmiye Hanım ise, din adamı Şeyh Muhammed Salih El Fattal Efendi'nin kızıdır. Aile, Halep kökenlidir.
Evet, aile Halep'te yaşamış olmakla birlikte asıl kökü Şam'dadır; yani atadan dededen Şamlı sayılırlar.
Kraliçe Süreyya Tarzi, Afganistan'ın meşhur hanedanına (Peştun Barakzay) mensuptur. Şam'a sürgün edilen hanedanın bu soyu, Prens Abdurrahman'ın (1880-1901 dönemindeki iç savaşta bölünen ülkesini birleştiren kral) ölümünden sonra yerine geçen Prens Habibullah Han'ın (Kral Abdurrahman'ın yerini alan büyük oğlu,1872-1919) tahta çıkması münasebetiyle 1901 yılında çıkardığı af üzerine Kâbil'e dönmüştür. Kralın oğlu Prens Emanullah, Mahmud Beg Tarzi'nin çağdaş ve aydınlanmacı liberal fikirlerini beğeniyordu. Saray çevresine dâhil edilen Tarzi ailesinin kızı Süreyya'ya âşık olan Prens, 1913'de onunla evlendi. 1919'da babasının katledilmesinden sonra, öncelikle ordunun komutanlığını üstlenip denetimi altına aldı, ardından da kral ilan edildi.
Sürgün edilen Serdar Mahmud Beg Tarzi, Arap dünyasının irili ufaklı ünlü şehirlerini dolaştıktan sonra 1891'de Şam'a yerleşti, Afgan eşinin ölümünden sonra Süreyya'yı doğuracak olan Şam kökenli ünlü bir ailenin kızıyla evlendi. Onun anne tarafından dedesi Emevi Camii müezziniydi. Süreyya, tarihi Şam şehrinin Arnavut kaldırımlarıyla döşenmiş sokaklarında büyüdü. Önce dedesi ve babası tarafından çeşitli konularda eğitildi. Özellikle babasından Batı kültürü ve değerlerini öğrendi. Bu eğitim onda gelecekteki fikir ve davranışlarını yönlendirecek kadar derin izler bıraktı. Biraz büyüdüğünde çevresinde muteber bir âlim sayılan din bilgini Şeyh Bedreddin el Hasani'den ders aldı. Şeyh Bedreddin, gelenekçi bir âlim değildi. Dolayısıyla talebesi Süreyya'ya, örtünme (çarşaf ve peçe) dâhil muhafazakâr bir hayat tarzını telkin etmedi.
"1920'lerin ortalarında (aslında Afganistan Yüksek Milli Meclisi önünde ve 1928 yılında-F.B.) Afganistan Kralı Emanullah Han, Kabil'deki sarayında, krallığının ileriye dönük seçenekleri hakkında bir konuşma yapmak için kalabalık dinleyici kitlesinin önünde durdu. Ağır ağır ve özenle seçilmiş kelimelerle, 'İslam, kadınların örtünmesini veya herhangi bir tür peçe takmasını şart koşmaz!' dedi. Peygamber'in (Hz. Muhammed) hanımları ile diğer cengâver Sahabe'nin savaşlara peçesiz katılan eşlerinden örnek verdi. İslam'ın doğuşundan önce ve sonra Peygamber'in ticari faaliyetini finanse eden varlıklı bir iş kadını olan Peygamber'in ilk eşi Hatice'ye özel bir atıfta bulundu. Peygamber'in nezdinde eşi Hatice ne idiyse, Emanullah Han için de Kraliçe Süreyya Tarzi oydu. Kral konuşmasını bitirirken, Kraliçe kocasına gülümseyerek ve sevgiyle bakarak peçesini nazikçe çıkarıp attı... Bu hareketi, dönemin Afgan toplumunda şok dalgaları yarattı. Önceden planlanıp çalışılmış bu sahne filme alınmadı, ağızdan ağza bir Afgan neslinden diğerine aktarıldı. Süreyya'nın cüretkâr davranışı, muhtemelen 1923'te peçesini çıkaran ve Müslüman kadınları onun örneğini izlemeye teşvik eden ünlü Mısırlı feminist Huda Shaarawi'den (independent Türkçe gazetesinin 27 Aralık 2020 tarihli nüshasında bahsettiğimiz Huda El Şaarawi-F.B.) etkilenmişti. Süreyya, El Şaarawi'yi örnek alan binlerce kişiden biriydi, ancak babasının eğitim alanında çalıştığı ve gençlik yıllarında Kâbil'de değil, Şam'da İslami bir eğitim aldığı göz önüne alındığında, cesareti olağanüstüydü."
"O zamanlar Kâbil, bir yanda ihtişam ve zenginliğin, diğer yanda aşırı yoksulluğun tuhaf bir karışımıydı. 1919'da İngiliz İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını kazanmış olmasına rağmen İngilizler tarafından Afganistan'a getirilmiş olan kahvehaneleri, fotoğraf atölyeleri, modaya uygun dükkânları, otelleri ve spor kulüplerinden sinemalarına kadar Avrupa'daki yaşam tarzlarının çoğu gibi hâlâ varlığını sürdürüyordu. Şehrin aristokratlarının çoğunun evinde olduğu gibi, Emanullah'ın geniş ve ferah iki katlı konağı da bir sanat eseriydi... Limon ağaçlarıyla, abartılı bir avluyla ve çeşmelerden fışkıran berrak sularla dolu bir mekân olarak Kabil'in efsanevi güzelliğini yansıtıyordu. O dönemde kadınların peçe olmadan toplum içine çıkmalarına izin verilmesine rağmen birçoğu geleneğe saygıdan dolayı peçe takmaya devam etti. Süreyya kocasıyla sahneyi süsleyene kadar kadınlar, babalarının, kocalarının ve erkek kardeşlerinin gölgesinde, ortalıkta görünmeden yaşarlardı. Aile bütçesi, siyaset veya sosyal ilişkilerde hiçbir söz hakları yoktu. Kraliçe olarak Süreyya, ülkenin modernleşmesinde araçsal bir rol oynadı ve Arjantin için Eva Perón ne ise Afganistan için o oldu. Süreyya, alâmetifarikası haline gelen 'kadınların güçlendirilmesi ve eğitilmesi' konusunda tavsiyelerde bulunmak için sık sık kabine toplantılarına katılırdı. 1921 ve 1923'te Afganistan'ın ilk anayasaları üzerinde Emanullah ile birlikte çalıştı. Hem peçeye hem de çok eşliliğe karşı güçlü bir kampanya yürüttü."
Yıl 1926: Afganistan'ın İngiltere'den bağımsız bir devlet olmasının yedinci yıldönümü münasebetiyle kadınlar toplantısında konuşan Kraliçe Süreyya, şöyle diyordu:Bu bağımsızlık, hepimizindir. Bu halkın, bu yurdun sadece erkeklere ait olduğunu ve yalnız erkeklerden hizmet beklediğini mi sanıyorsunuz? Oysa memleketin kadınlara ve onların sunacakları hizmete de ihtiyacı vardır. İslam Ümmeti içinde geçmişte kadınlar nasıl hizmetler vermiş ve kendilerine haklı bir yer edinmişlerse, bizim kadınlarımızın da bu yurda ve millete hizmet vermeleri, kendi toplumsal konumlarını güçlendirecektir. O halde bir an önce okula gidip eğitim-öğrenim alalım ki, bu toplumun gelişip ilerlemesine katkıda bulunalım. Eğitim silahına sarılmazsak, bu hedefimizi gerçekleştiremeyiz.Kral eşinin örtünme ve peçe takmaya ilişkin yukarıda bahsedilen konuşmasının ardından Süreyya peçesini çıkarmakla yetinmedi, kızların okullarda modern eğitim almaları için elinden geldiğince yardımcı ve teşvikçi oldu. Mesela 15 kız öğrenci, yüksek öğrenim görmek üzere Türkiye'ye gönderildi. 1928 yılında Oxford Üniversitesi (İngiltere), kızların okulda eğitim-öğrenim görmesini mecburi bir yasa haline getirten Süreyya'ya fahri diploma verdi.
Afgan İslami savaş örgütü lideridir. Amerika Birleşik Devletleri silahlı kuvvetleri-Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü'ne karşı gerilla savaşı yürüten bir grup olan 'Hakkani grubu'nun simgesidir.
Bu şebeke militanlarının son yıllarda gerçekleştirdiği vahşet ve şiddet eylemleri sonucu çok sayıda sivil, Afganistan yönetimindeki sorumlu, görevli ve yabancı asker katledilmiştir.Uluslararası siyasi ve askeri çevrelerde, "Son 20 yıldaki en vahşi eylemlere imza atan örgüt olarak" tanımlanıyor. Eylemler sadece canlı bomba türü intiharlarla sınırlı değil; icabında arabalara yerleştirilen bubi tuzakları, sabotaj, patlayıcı dolu kamyon/kamyonetlerle hedefe saldırmak gibi faaliyetlerinden de söz ediliyor. Afgan resmi kuvvetleri, Ekim 2013'te ülkenin doğusunda 28 ton patlayıcı taşıyan bir kamyonun önünü kesmişlerdi. 2008'de eski cumhurbaşkanı Hamid Karzai'ye yönelik bir suikast girişimi yapılmış; bağlantılı olarak bazı yabancı misyon görevlileri kaçırılmış, karşılığında fidye istenmiş, tutsak edilmiş cihatçıların salıverilmesi talep edilmişti. İlaveten askeri tesisler ile büyükelçilik binaları da bombalamaların hedefi olabiliyordu. Konunun uzmanları, Haqqani şebekesinin, "El Kaide ile Taliban arasında köprü işlevi gördüğünü" de vurguluyorlar. Bu cihatçı şebekenin Pakistan istihbarat teşkilatıyla (ISI) derin ilişkileri olduğuna dair ciddi kuşku ve emareler bulunuyor. Nitekim Amerikalı Amiral ve Müşterek Kuvvetler Kurmay Başkanı (Chairman of the Joint Chiefs of Staff) Mike Mullen (Michael Glenn Mullen) 2011 yılında Haqqani grubunu, "Pakistan istihbaratının bir kolu, Afganistan'daki uzantısı" olarak tanımlamış; ancak Pakistan, bu ifadeyi/ suçlamayı yalanlamıştı. Haqqani cemaati, Peştun kavim ve kabilelerinin alt kolu sayılan Zedran/Zedaran (yahut Cadan) boyuna mensupturlar. Baktika mıntıkasında yerleşen bu boy, Haqqani Cemaati'ne doğal barınma ve sığınma sağlıyor. 2008 tarihli bir rapora bakılırsa, El Kaide, Baktika ve özellikle Veziristan'daki barınma sürecinde kendisine kucak açan kavim ve kabilelere karşı duyarsız kalmadı; ideolojik açıdan cihat anlayışını onlara telkin etti. Bu noktada başarılı da oldu. Mesela Haqqani Şebekesi lideri Celaluddin, kaleme aldığı kitabında, "ebeveynlerin izni olmadan cihad etmenin mecburiyeti ve İslam'da şehadet (şehitlik) eylemlerin caiz olduğundan" bahseder. Bu da Celaluddin ile cemaatinin, El Kaide'nin cihat anlayışı ve stratejisinden ne ölçüde etkilendiğini göstermesi bakımından dikkate değer bir noktadır. Haqqani şebekesinin müttefikleri arasında Kuvetta Meclisi (Pakistan), Şamşato Pacava Meclisi, Miranşah Meclisi gibi oluşumlar da bulunmaktadır. Birinci oluşumun merkezi Kuvetta şehri olup lideri Molla Omar (Ömer) diye bilinir. Bu cemaat, Taliban hareketi içinde ideolojik bakımdan en bağnaz, katı ve dogmatik olanıdır. Zira Afganistan'da şeriata dayalı bir İslam Emirliği oluşturmayı hedeflemektedir. Helmand, Nedhar ile Doğu Afganistan gibi bölgelerde faaldir. "Şamşato" ve "Pacava" isimli iki farklı kümeden oluşan Şamşato Pacava Meclisi, sınır bölgesindeki Peşaver'de üslenmiştir. 1980'lerde Sovyet işgaline ABD desteğiyle direnen Gulbeddin Hikmetyar'ın denetiminde sayılırlar. Gerek Haqqani Cemaati gerekse Kuvetta Meclisi'ne kıyasla daha ılımlı bir çizgi izlemektedir. Daha çok Hizb e İslami (İslami Parti) adıyla tanınmaktadır. Hikmetyar, Sovyet askerlerine direnişi sırasında Amerikan yönetiminin gözdesiydi. Türkiye'deki İslamcılar da ona hayrandılar. Miranşah Meclisi ise, Pakistan'ın batı bölgesindeki Miranşah şehrinde üslenip karargâh kurmuştur. Haqqani Cemaati'nin gözetimi altında faaliyet göstermektedir. Dini şahsiyetlerden Fazlulrahman ve Semi'ul Haq, İslam Ulema Cemiyeti üyesi olup Haqqani Cemaati'ni destekliyorlar. Bu cemaatin önde gelen isimlerinden 5 kişi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu tarafından, 1988'den beri terörist listesine alınmış; bu kişilere, dışarıdan silah ve benzeri lojistik destek verilmesinin yasak olduğu açıklanmıştı. Askeri eylemlerinde kendilerine bir şekilde yardım edilmesi (eğitim, danışmanlık, yardım gibi) de yasaklanmış; mal varlıklarına el konulması kararı alınmıştı. Amerikan yönetimi, 2008'de Amerikan Newsweek dergisi, "The Haqqani Network" adıyla İngilizce derlenen 144 sayfalık kitap yayımladı. 10 bin adet basılıp Afganistan ile Pakistan'ın sınır bölgelerindeki ahaliye dağıtılan kitaba göre, Amerikan yönetimi, genel anlamda bu örgütü, bilhassa şimdiki lideri Sıracuddin Haqqani'nin adını kara listeye alıyordu. Hemen bütün inanç ve mitolojilerde, bilhassa Doğu kaynaklı olanlarda aydınlık-karanlık çatışması vardır. Anlaşılan geçmişte aydınlık yüzleri ön planda olan Afganistan'a şimdi karanlık şebeke ve cemaatler egemen olmuştur. Kaynakça: 1-) Huma Ahmed-Ghosh, "A History of Women in Afghanistan: Lessons Learnt for the Future or Yesterdays and Tomorrow, Journal of International Women's Studies., Mayıs 2003. 2-) https://josephzeitoun.com/2020/05, ملكة-افغانستان-السورية-ثريا-ترزي, 28 Mayıs 2020. 3-) "Queen Soraya of Afghanistan: A woman ahead of her time". Arab News. 2020-09-10 4-) Queen Soraya Tarzi: 100 Women of the Year". Time. 5-) Wikipedia, "Soraya Tarzi", 21 Ağustos 2021 güncellemesi. 6-) Royal Story - Gönderiler – Facebook 7-) Sami Mervan Mubeyed, El Mudun gazetesi sitesi, 18 Ağustos 2021. 8-) https://www.almodon.com/culture/2021/8/18/ سامي-مروان-مبيض-ثريا-الطرزي-من-دمشق-الى-كابل. 9-) https://newlinesmag.com/essays/the-eva-peron-of-afghanistan/ 10-) tr.wikipedia.org/wiki/Süreyya_Tarzi 11-) https://snacksyrian.com/, ثريا-الطرزي-ملكة-أفغانستان-الدمشقية 12-) https://almoslim.net/node/153705 13-) https://aawsat.com/home/article/3144526/ Şark'ul Avsat gazetesi, 21 Ağustos 2021. من-هي-شبكة-«حقاني»-أكثر-الفصائل-المتشددة-إثارة-للرعب-في-أفغانستان؟-صور, 14-) https://ar.wikipedia.org/wiki, شبكة_حقاني
Bu yazıya atıf yap
Bu yazıyı akademik bir çalışmada kaynak göstermek için hazır künye — kullandığınız atıf stilini seçip kopyalayın.
. (2021). Afganistan'ın birbirine zıt iki meşhur siması: Kraliçe Süreyya Tarzi ve Celaluddin Haqqani - Faik Bulut. Özgür Üniversite. https://ozguruniversite.org/tr/yazi/afganistanin-birbirine-zit-iki-meshur-simasi-kralice-sureyya-tarzi-ve-celaluddin-haqqani-faik-bulut
. "Afganistan'ın birbirine zıt iki meşhur siması: Kraliçe Süreyya Tarzi ve Celaluddin Haqqani - Faik Bulut." Özgür Üniversite, 26 Eylül 2021, https://ozguruniversite.org/tr/yazi/afganistanin-birbirine-zit-iki-meshur-simasi-kralice-sureyya-tarzi-ve-celaluddin-haqqani-faik-bulut.
. "Afganistan'ın birbirine zıt iki meşhur siması: Kraliçe Süreyya Tarzi ve Celaluddin Haqqani - Faik Bulut." Özgür Üniversite. 26 Eylül 2021. https://ozguruniversite.org/tr/yazi/afganistanin-birbirine-zit-iki-meshur-simasi-kralice-sureyya-tarzi-ve-celaluddin-haqqani-faik-bulut.
@online{2021, author = {}, title = {Afganistan'ın birbirine zıt iki meşhur siması: Kraliçe Süreyya Tarzi ve Celaluddin Haqqani - Faik Bulut}, organization = {Özgür Üniversite}, year = {2021}, url = {https://ozguruniversite.org/tr/yazi/afganistanin-birbirine-zit-iki-meshur-simasi-kralice-sureyya-tarzi-ve-celaluddin-haqqani-faik-bulut} }
Tartışma
Yorumlar0
Bu yazı üzerine düşünceleriniz — saygılı ve yapıcı katkılar editör onayının ardından yayımlanır.
Henüz yorum yok. İlk düşünceyi siz paylaşın.
Yorum yapmak için giriş yapın
Tartışmaya katılmak ve yorum bırakmak için hesabınıza giriş yapın. Üye değilseniz birkaç saniyede kaydolabilirsiniz.



