Filistinli örgütlerin Kahire'deki "ulusal birlik" ve seçim mutabakatı - Faik Bulut

Faik Bulut
(Soldan sağa) Hamas temsilcisi İsmail Heniyye, Mahmud Abbas ile rakibi Muhammed Dahlan / Fotoğraf: Reuters
Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'ın, ABD'deki yeni yönetim ile Ortadoğu'daki son gelişmelere ayak uydurmak maksadıyla birkaç hafta önce alelacele seçim kanunlarında değişikliğe gitmesini derinlemesine ele almak gerekiyor.
Bize göre mesele, Filistin-İsrail hattında son zamanlarda gözden kaçan bazı haberleri özetleyip değerlendirerek anlaşılabilir hale gelecektir.
6-11 Şubat tarihli haberlerin birkaçı şöyle:
* İsrail Cezaevlerindeki Esir Filistinlileri Savunma Heyeti, 6 Şubat tarihli bildirisinde, 1948'de işgal edilmiş Filistin topraklarında kurulmuş olup İsrail genel seçimlerine de katılan İslami Hareket Blok'u Başkanı Mansur Abbas'ı, tutsaklara "terörist" diyen İsrail resmi söyleminin peşinden sürüklenmekle suçladı.
İsrail merkezli "Kanal 12" televizyonunda İbranice söyleşi yapan Mansur, şöyle demişti:
Bu arada hatırlatalım: Mansur'u eleştiren Filistinliler, onun, Başbakan Binyamin Netanyahu ile işbirliği içinde çalıştığını iddia ediyorlar.İsrail (Yahudi) kamuoyundan biz Arap siyasetçilere yöneltilen esas suçlama şudur: Güya bizler, Filistinli terörist örgüt (Hamas ve İslami Cihad gibi) mensuplarıyla temas halindeymişiz; onları cezaevlerinde ziyaret edip, kendileriyle sarmaş dolaş oluyormuşuz!' Benim, teröristlerle buluşup görüştüğüm hususu karalamadır, tezvirattır ve kesinlikle yalandır. Çünkü cezaevi idaresi, 2015'ten beri, benim gibi Arap milletvekillerinin Filistinli tutsaklarla yüz yüze görüşmesini yasaklamıştır.
* Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimci, silahsız bir Filistinliyi katletti. Filistin Yönetimi, "İşgal kuvvetlerinin saldırılarına karşı uluslararası himaye" istedi.
* Merkezi Hollanda Lahey'de bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi, "1967'den beri işgal altındaki Filistin topraklarında, özellikle 2014'te Gazze şeridindeki ahaliye karşı insanlık suçu işlemekte olan İsrail hakkında dava açması için", yetkili başsavcısına bu hususta soruşturma başlatma izni verdi. Aynı mahkeme, Gazze'deki İslamcı direniş örgütü Hamas'ın da sivil İsraillilere karşı aynı suçu işlediğini açıkladı.
* İsrail merkezli WALLA iletişim ağında 11 Şubat tarihli yazısı yayınlanan Barak Rabid'e göre; İsrail ile Amerikan temsilcileri Lahey Mahkemesi'nin bu kararını ele alıp görüştükten sonra, ABD Dışişleri Bakanlığı, mahkemenin İsrail-Filistin sorunuyla ilgilenme yetkisi bulunmadığını açıkladı. Zira Filistin sorunu henüz Biden'in öncelikleri arasında olmadığından, ilgili karar Amerikan yönetimini bir an önce bu meseleye el atmasını zorlamaktaymış!
İsrail hükümeti, Lahey kararının "Filistin'de trajik gelişmelere yol açabileceği" konusunda Beyaz Saray'ı dolaylı biçimde uyarmış. Çünkü Başbakan Binyamin Netanyahu, dört gözle beklemesine rağmen Biden, kendisine henüz telefon etmemiş.
İsrail'in eski Birleşmiş Milletler temsilcisi ise, Twitter üzerinden Netanyahu'nun özel telefonunu yazarak, Biden'ın "bir an önce onunla konuşması lazım" diye alay etmiş.
İsrail gazetesi Haaretz, 10 Şubat tarihli nüshasında bu twitter paylaşımını, "İsrail üst yönetim kademesinde ihtilaf ve kriz var" şeklinde yorum yapmıştı.
* Amerikan Foreign Policy dergisinde yayınlanan bir makaleye göre; ABD Kongresi, Filistin-İsrail barış programını destekleme çerçevesinde, beş yıl içinde Filistin halkının ekonomisine 250 milyon dolar verilmesini kararlaştırdı. Bu karar, 1993 Oslo Anlaşması'ndan beri ilk ciddi ve somut Amerika desteği olarak kabul ediliyor.
* 7 Şubat tarihli Ray El Yom gazetesinin El Nasıra (Nazaret) şehrindeki muhabiri Zuheyr Andrawas, bölgedeki dramatik jeopolitik değişimlere eşlik eden Türkiye-İsrail yakınlaşmasının muhtemel kurbanının "Hamas olabileceği; bu örgütün Türkiye'deki faaliyetlerinin kısıtlanabileceği veya ülkeden tamamen çıkarılabileceği" yolunda haber-yorum yaptı.
Benzer bir yorum da aynı gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Abdulbari Atwan'dan geldi:
İsrail Havayolları EL AL uçağının, 10 yıldır kesilmiş olan diplomatik ilişkilerden sonra İstanbul havaalanına iniş yapması, iki ülke arasında yeni ve hızlı bir yakınlaşmanın delili sayılabilir. MİT müsteşarı Hakan Fidan'ın Kudüs'e gidip mevkidaşı ile görüşmesi de bu çerçevede değerlendirilebilir. Şantaj yapma hususunda gayet marifetli olan İsrail yönetimi, Türkiye'nin normalleşme talebine bedava karşılık vermez; görüşme masasına şartlı oturur. Mesela, direniş örgütü Hamas'ın İstanbul'daki bürolarının kapatılmasını, örgüt elemanlarının siber saldırı ve benzeri faaliyetlerinin durdurulmasını ister.
* Son güncel haber Mısır'dan geldi: Geçtiğimiz hafta başkent Kahire'de uzlaşmak üzere toplanan Filistin örgütleri arasında anlaşma sağlanınca, Mısır yönetimi, şimdiye kadar tek yanlı olarak kapattığı Refah sınır kapısını açma ve geçişler sırasında Filistinli yolculara zorluk çıkarmama kararı aldı.
Daha da önemlisi, Hamas'ı cezalandırma kabilinden önceleri azlettiği Filistin Masasına bakan istihbarat sorumlularını tekrar görevlerine iade etti. Hamas ve İslami Cihad örgütleriyle bağlantılı tutukluların salıverilmesini onayladı. Bundan böyle bütün örgütlere eşit muamele etme sözünü verdi.
Esas konuya geldiğimizde şu tür sorunlarla karşılaşıyoruz: Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından onaylanan milletvekili seçimleri, ardından da başkanlık ve sonrasında Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Milli Meclis seçimlerinin yapılmasıyla ilgili kararname çerçevesinde gerçekleşecek. Seçimlerin, 22 Mayıs-31 Temmuz tarihleri arasında yapılması öngörülüyor. Seçim yasalarıyla yasama, yürütme ve yargı sistemlerinde yapılması tasarlanan değişikliklerden ne umulduğuna bakalım: Bir: Niyet düzeyinde Filistin örgütleri arasında yapılacak görüşmeler ve varılacak mutabakat sonucunda ulusal birliğin sağlanması. İki: Müşterek adayların seçilmesiyle birlikte milli koalisyon hükümetinin kurulması. Üç: ABD, Rusya, Fransa ve Almanya gibi Filistin sorunuyla yakından ilgilenen ülkelerle temasa geçilmesi. Dört: Bu çerçevede İsrail ile kesilmiş bulunan müzakerelere yeniden başlanılması ve bu hususta dört büyük ülkeden destek alınması. Gelgelim Abbas'ın bu değişikliğe ilişkin kararları, herkesi memnun etmemişe benziyor. Seçime katılma konusunda Filistinli örgütler üç kesime ayrılmışlar: Boykotçular, şartlı kabul edenler ve bekle gör politikası izleyenler. Neyse ki Mısır'ın başkenti Kahire'de iki ana örgütün katılımıyla El Fetih-Hamas arasındaki seçim mutabakatı sorunu büyük ölçüde aşıldı. Radikal İslami Cihad, "Bu toplantı, 1993 Oslo Anlaşması'nın onaylanmasıdır" gerekçesiyle Kahire'ye gitmedi. Marksist Halk Cephesi ise, önerilerinin sonuç bildirgesine yansımaması yüzünden uzlaşmaya şerh koydu. Filistin Başkanı'nın genel hoşnutsuzluğa yol açan şu türden kararları da söz konusudur:- Yargı sisteminin bünyesini, özellikle Yüksek Mahkeme'nin oluşumunu değiştirmeye yönelik müdahalesi;
- Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) gövdesi sayılan milliyetçi El Fetih hareketinin Merkez Kurulu ve Devrim Konseyi içinde politika değiştirip dönüştürme sürecini başlatması;
- El Fetih üyelerinden kimilerinin gelecek başkanlık ve milletvekili seçimlerinde aday olmalarını engellemek maksadıyla yeni uygulamalara imza atması.
Mevcut Başkan Abbas, yaşı ilerlemiş bir şahsiyet. Yaşından ötürü düşünme yetileri eskisi kadar canlı değil. Üstelik de hasta. Daha kötüsü, kendisi halktan kopmuştur ve El Fetih mensupları da ondan hoşnut değiller. Böyle bir şahsiyetin ömrü, süreci götürmeye yeterli ve münasip değildir. Yaşlı başkanlarla kriz çözülemeyeceğine dair pek çok örnek görülmüştür.M. Abbas'ı tedirgin eden, örgüt içinde ikilik çıkaracağını düşündüğü siyasi bir şahsiyet daha var: Muhammed Dahlan. Kendisi 2007'ye kadar Gazze'deki Filistin yönetiminin baş görevlisiydi. Adı bir dizi yolsuzluğa ve İsrail ile gizli ilişkilere karıştı. Gazzeliler kendisinden hoşnut değildi. Bundan istifade eden Hamas, silahlı ayaklanma düzenleyerek Dahlan yönetimini devirdi ve onu destekleyen El Fetih yanlılarını ya öldürdü ya da tutukladı.
Abbas, onca uzlaşma/anlaşma girişiminin sürekli ertelenmesinden sonra kendisini sıkışmış mı hissediyor? Kararları almakla, başında bulunduğu El Fetih hareketi içindeki bölünme ve ayrışmalardan hiç mi çekinmiyor?Aynı kurum, sorulara kendi yanıtını veriyor:
Abbas, eşzamanlı olarak iki çelişkili adım atmış durumda: İlkin, güvenlik alanında İsrail ile işbirliği yapabileceğini belirtti; İsrail ile uluslararası kurallar çerçevesinde ve AB'nin de arabulucu olarak katılabileceği görüşmeler yapmaya hazır olduğunu söyledi. İkinci olarak, Gazze'yi yöneten Hamas ile uzlaşabileceğini ve gelecek aylarda genel seçim yapılabileceğini açıkladı.Problem şu ki; ABD, Rusya, Almanya ve Fransa'nın Hamas ile İsrail'in diyalog kurmaları için öne sürdükleri şu üç önemli şart hâlâ yerine getirebilmiş değildir: İsrail devletini tanımak, silahlı direnişi bırakmak ve Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) İsrail ile yaptığı Anlaşma (Oslo) şartlarını kabul etmek. Bunları kabul etmeyen Hamas, Filistin yönetimiyle ortak hükümeti kurduğunda, Abbas böyle bir hükümetin meşruluğunu başta İsrail olmak üzere diğer yabancı ülkelere nasıl kabul ettirecektir? Kendisine kalırsa, onun Filistin'de milli mutabakat, birleşme ve seçim için aldığı son kararlar aslında Trump'ın (dayatmış olduğu Asrın Barışı) planını boşa çıkarmayı ve Joe Biden yönetimiyle iyi ilişkiler kurmayı hedefliyor!
Abbas'ın maksadı şayet ikinci şık ise, İsrail zaten Filistin yönetiminin güçlendirilmesi için Amerikan yönetimi ve Ortadoğu'daki ortaklarıyla birlikte sıkı bir işbirliği içindedir. Körfez'deki Arap devletleriyle ilişkiler normalleştikçe, Filistin halkının ekonomisi de iyileşecektir!Tel Aviv Üniversitesi'ne bağlı kuruluşun görüşü bu yöndedir. Bizim söz konusu araştırmadan anladığımız ise şudur: İsrail, kendisiyle sıkı işbirliği yapan Abbas iktidarını tercih ediyor ve seçimi kazanacağını varsaydığı Hamas'tan çekiniyor. Malum, Hamas ile İslami Cihad isimli iki büyük örgütün dışında Gazze bölgesinde faaliyet gösteren Halk Direniş Komiteleri, Halk Cephesi-Genel Komutanlık, El Saiqa, Halk Direniş Hareketi, Özgürlükçüler Hareketi, Mücahitler Hareketi, Ulusal Mücadele Hareketi gibi örgütler de İsrail devletini tanımıyorlar. Dolayısıyla onların Batı Şeria'da bulunmaları hem İsrail hem de Filistin yönetimi tarafından yasaklanmıştır. Kaotik seçimler yapıldığında İsrail'in tutumu ne olacaktır? Bu gelişmeleri onaylayacak mı, yoksa sadece Doğu Kudüs'teki seçimleri kabul veya reddetmekle kalmayıp, herhangi bir ilerleme kaydedilmesini de engelleyecek midir? Yoksa İsrail, Trump'ın dayattığı "Asrın Barışı" anlaşması gereğince, Filistin halkının siyasi haklarını tanımak yerine, onu sadece ticari ve ekonomik bir kalkınma meselesi olarak ele alarak dolar gücüyle işi kafasına göre halletmeye, daha doğrusu menfaatine uyan bir şekilde sonlandırmaya mı bakıyor? Son söz: Karmaşa ve istikrarsızlığın hüküm sürdüğü bir ortamda keşmekeş içinde geçeceği sanılan Filistin seçimleri, umulanı verebilecek mi? İlgili büyük devletler, Hamas'ı hizaya getirip İsrail'e kabul ettirecekler mi yoksa gidişat İsrail'in istediği yönde mi seyredecek? Cevabını, zaman içindeki gelişmelerde bulacağız. *Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkis
Bu yazıya atıf yap
Bu yazıyı akademik bir çalışmada kaynak göstermek için hazır künye — kullandığınız atıf stilini seçip kopyalayın.
. (2021). Filistinli örgütlerin Kahire'deki "ulusal birlik" ve seçim mutabakatı - Faik Bulut. Özgür Üniversite. https://ozguruniversite.org/tr/yazi/filistinli-orgutlerin-kahiredeki-ulusal-birlik-ve-secim-mutabakati-faik-bulut
. "Filistinli örgütlerin Kahire'deki "ulusal birlik" ve seçim mutabakatı - Faik Bulut." Özgür Üniversite, 17 Şubat 2021, https://ozguruniversite.org/tr/yazi/filistinli-orgutlerin-kahiredeki-ulusal-birlik-ve-secim-mutabakati-faik-bulut.
. "Filistinli örgütlerin Kahire'deki "ulusal birlik" ve seçim mutabakatı - Faik Bulut." Özgür Üniversite. 17 Şubat 2021. https://ozguruniversite.org/tr/yazi/filistinli-orgutlerin-kahiredeki-ulusal-birlik-ve-secim-mutabakati-faik-bulut.
@online{2021, author = {}, title = {Filistinli örgütlerin Kahire'deki "ulusal birlik" ve seçim mutabakatı - Faik Bulut}, organization = {Özgür Üniversite}, year = {2021}, url = {https://ozguruniversite.org/tr/yazi/filistinli-orgutlerin-kahiredeki-ulusal-birlik-ve-secim-mutabakati-faik-bulut} }
Tartışma
Yorumlar0
Bu yazı üzerine düşünceleriniz — saygılı ve yapıcı katkılar editör onayının ardından yayımlanır.
Henüz yorum yok. İlk düşünceyi siz paylaşın.
Yorum yapmak için giriş yapın
Tartışmaya katılmak ve yorum bırakmak için hesabınıza giriş yapın. Üye değilseniz birkaç saniyede kaydolabilirsiniz.



