IŞİD’ın kökünün kurutulacağı yanılsaması* - Thierry Meyssan

Halifeliğin yıkılması ve IŞİD’e bağlı cihatçıların dağılması, söz konusu personelin geri dönüşümü döneminin açılmasına yol açtı. Duruma göre bir ideolojinin arkasında gizlenen fanatik savaşçı ya da basit psikopatlar olarak değerlendirilen bu cihatçılar, onları doğrudan kullanmış olan devlet ve çokuluslu şirketler tarafından el üstünde tutulmaktadırlar. Thierry Meyssan kendilerine tanınan ikinci şansın çerçevesini ortaya koymakta ve Batı’nın IŞİD’in yani Müslüman Kardeşler’in ideolojisine karşı gösterdiği müsamaha konusunda uyarıda bulunuyor.
IŞİD’in çökmesiyle dünyadaki tüm liderler Irak ve Suriye’nin yeniden inşası konusu üzerine kafa yorarken, her ne kadar kamuoyu önünde dile getirilmese de, önlerinde çok daha zor sorular belirmektedir.
Avrupa’da XVI. yüzyılda yaşanan din savaşları ya da XX. yüzyıldaki İkinci Dünya Savaşı gibi, her türlü ideolojik savaşın sonunda, yenilen askerlerin geleceğinin ne olacağı sorusu daima gündeme gelmiştir. Bunların birçoğu vahşice suçlar işledi ve zafer kazananların toplumları içerisinde yeniden entegre edilebilmesi mümkün görünmemektedir.
Musul, Rakka, Deyrizor ve Bukemal’ın peşi sıra düşmelerinden beri Halifeliğin kendine ait toprağı kalmamıştır. İslam Devletinin sonu, ABD’nin Irak ve Suriye’de İpek Yolunu kesen « Sünnistan » projesinin (Mayıs 2017’de Başkan Trump’ın müdahalesiyle sansürlenen Robin Wright Planı [1]) ABD tarafından terk edilmesinin sonucunda gerçekleşti. Sonuç olarak cihatçılar Irak ve Suriye orduları tarafından bozguna uğratıldılar.
Irak Parlamentosunun uzun süredir ortaya koyduğu üzere, IŞİD karşıtı küresel koalisyon üç yıl boyunca etkili olmayan bombardımanlar ve cihatçılara paraşütle silah atılması gibi farklı yöntemler kullandı. Sadece kenti tümüyle yerle bir ederek kalan cihatçıları ortadan kaldırmayı denediği Musul çatışmaları sırasında belirleyici bir rol oynayabilmiştir.
2015 yılında Halifeliğin elinde 240 000 savaşçı bulunuyordu:
- yalnızca IŞİD savaşçısı olan 40 000 cihatçı.
- Paul Bremer tarafından Irak Ordusundan atılmış 80 000 Nakşibendi üyesi.
- Yemenli savaşçıların soyundan gelen, Irak’ın Batısındaki Sünni aşiretlerden 120 000 kişi.
Bunların kaç tanesinin çatışmalarda öldüğünü ve savaş boyunca kaç tane yeni cihatçının bölgeye ulaştırıldığını değerlendirmemizi sağlayacak hiçbir yöntem bulunmamaktadır. Her iki tarafın açıklamaları ne olursa olsun, bugün hala sayılarının tam olarak ne kadar olduğu bilinmemektedir ve sadece önceki rakamlar temel alınarak yaklaşık bir tahminde bulunma imkanı vardır. IŞİD’e katılmış olan 200 000 Iraklı, Irak’ın Sünni nüfusu içerisinde eridiğini düşünsek dahi, yabancı cihatçılardan oluşan 40 000 azılı katılı ne yapacağız?
Halifeliği yenmek
Bir karşılaştırma yapmamız gerekirse, İkinci Dünya Savaşının sonunda, Wermacht (yani Alman Ordusu) sorunsuz bir şekilde devre dışı bırakılmasına karşın, SS’lerin (Nüremberg Mahkemesi tarafından bir suç örgütü olarak kabul edilen Nazi hareketinin birlikleri) kaderinin ne olacağı sorunun ortaya çıktığını anımsayalım. Sayıları 900 000’e yakındı ve tabi ki onları ne öldürmek, ne de yargılamak söz konusu olabilirdi. Birçoğu kendilerini unutturmak için evlerine geri döndü. Subaylar, ya Sovyet ekonomisini sabote etmek, ya da « özgür dünya » genelinde anti-komünist rejimler kurmak için SSCB’ye karşı mücadelede kullanılmak üzere ABD tarafından yeniden topluca silah altına alındı. Aralarından bazıları barışı reddetmiş ve iki yıl süresince savaşmaya devam etmiş, yani bugün de kullanılan bir deyimle « yalnız kurt » olmayı tercih etmişlerdi.
SS’lerin geri dönüşüm süreci CİA Başkanı Allen Dulles ve kardeşi Dışişleri Bakanı John Foster Dulles tarafından yürütülmüştür. ABD Kongresi bu operasyonun kapsamını ve yol açtığı sonuçları ortaya çıkarana kadar kimse bundan haberdar olmamıştır. CİA’nın ABD’deki faaliyetlerine ilişkin olarak kurulan Church ve Nedzi-Pike Komisyonları ve Cumhurbaşkanlığı Komisyonu 1975 yılından itibaren bu süreçle ilgili somut olguları ortaya koydular. Başkan Jimmy Carter bu programa son vermeye karar verirken, Amiral Stansfield CİA’de tasfiye süreci başlatır.
Uluslararası kamuoyu, ABD’nin otuz yıl boyunca yüz binlerce yurttaşın çalışma yasağına maruz kaldığı ve milyonlarcasının ispiyonlandığı bir kripto-diktatörlük olduğunu unutmadı. Buna karşın Suudi Arabistan, Bolivya, Güney Kore, Guatemala, İran, Filipinler ya da Tayvan gibi çok farklı ülkelerin CİA tarafından geriye dönüştürülmüş SS’lerden destek alan acımasız diktatörlükler tarafından yönetildiklerini tamamen unutmuş görünmektedir [2]. Zihin kontrol programları, uyuşturucu verme deneyimleri ve işkence okulları hep birlikte « Nazi biliminin » uzantısı olarak birbiriyle uyumlu bir bütünlük arz etmesine karşın, bunlar kimi zaman birbirilerinden ayrı olarak ele alınmaktadır.
Dolayısıyla şimdi de, aynı hatayı tekrarlamamak ve çocuklarımızı IŞİD’in cinayetlerinin devamıyla baş başa bırakmamak için cihatçılar sorunun çözümüne kafa yormamızda yarar bulunmaktadır.
Gerçi bugünkü durum İkinci Dünya Savaşı döneminden farklıdır. Bir yandan daha kolay bir ortam vardır çünkü cihatçılar SS’lerden çok daha az sayıdadırlar. Diğer yandan da durum daha karmaşıktır çünkü Adolf Hitler mağlup edilmiş olsa da, aynı şeyi cihatçıların azmettiricileri için söylememiz ne yazık ki mümkün değildir.
- 1. Kendi başlarına hareket ederek kaçanları bir kenara bırakalım. Bunlar sadece bir polis sorunu oluşturmaktadır, daha fazlası değil.
- 2. Grup halinde olan başkaları, ya eski Halifelik topraklarına yakın yerlerde, ya da geldikleri ülkelerde, çete reisi olabilecekleri yeni topraklar ele geçirmeye kalkışmaktadır. Ama artık küresel bir stratejinin parçası olarak hareket etmiyor görünmektedirler.
Aralarından 200 tanesi, El Kaide denetimindeki İdlib’e geri çekilmiştir. Burada çeşitli isyancı gruplarla çatışma halindedirler.
Bir kısmı Afrika’ya gitmiştir. Mısır-İsrail askeri ittifakına karşı savaştıkları Sina Yarımadası’nda [3]; Trablus Bölgesini elinde bulundurdukları Libya’da ve Çad-Nijer ittifakıyla çarpıştıkları Nijerya’da yer almaktadırlar.
- 3. IŞİD’e bağlı cihatçıların önemli bölümü iki gruba bölünmüş durumdadır. ABD (Kürt anarşistleri aracılığıyla) ve Türkiye bunları profesyonel savaşçılar gibi değerlendirmekte ve onlara bir paralı asker geleceği fırsatı sunmaktadırlar.
- a) Birinci grup Suriye’de konuşlu bir Sınır Güvenlik Gücü’nün yarısını oluşturmak üzere Brett McGurk ve General Joseph Votel tarafından yeniden görevlendirilmiştir. Bu proje General Jim Mattis tarafından sansürlendiği için bu güç oluşturulmamıştır. Söz konusu cihatçılar ABD askeri üssünün çıkışında yer alan Kaşam’a yerleşmiş durumdadır [4].
- b) İkinci grup, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) bayrağı altında Recep Tayyip Erdoğan tarafından geri dönüştürülmüştür. 2011 yılında Atlantikçi basın tarafından Suriye Arap Ordusundan firar eden askerlerden kurulduğu şeklinde sunulan ÖSO gerçekte Fransa’nın askeri himayesi altındaki Libyalı El Kaide savaşçılarından oluşturulmuştur [5]. İki kez dağıtılan ordu yeniden oluşturulmuştur ve Türk Ordusuyla Afrin’de omuz omuza çarpışmaktadır.
- Brett McGurk, ABD karşıtı direniş konusundaki oybirliğini bir Sünni-Şii iç savaşına dönüştürmek üzere Irak’ta İslam Emirliğini (daha sonra IŞİD’e dönüşen) tasarlayan ve örgütleyen John Negroponte ve Donald Rumsfeld’in ekibindendi.
- Recep Tayyip Erdoğan, siyasi kariyerinin başlangıcında, İzzet İbrahim el-Duri (Iraklı Nakşibendilerin büyük üstadı) ve Necmettin Erbakan (Türkiye) tarafından kurulan bir Irak-Alman-Türk İslamcı örgütü olan Milli Görüş yöneticilerinden biri iken, Rusya’ya karşı savaşan Çeçen cihatçılarına yönelik silah sevkiyatını yönetiyordu. Uzun süre sonra Başbakan olduğunda, Suriye Arap Cumhuriyetine karşı verdikleri mücadelede cihatçılara yardım etmiş ve kayıtsız olarak IŞİD’e destek olmuştur [6].

Bu yazıya atıf yap
Bu yazıyı akademik bir çalışmada kaynak göstermek için hazır künye — kullandığınız atıf stilini seçip kopyalayın.
. (2018). IŞİD’ın kökünün kurutulacağı yanılsaması* - Thierry Meyssan. Özgür Üniversite. https://ozguruniversite.org/tr/yazi/isidin-kokunun-kurutulacagi-yanilsamasi-thierry-meyssan
. "IŞİD’ın kökünün kurutulacağı yanılsaması* - Thierry Meyssan." Özgür Üniversite, 14 Şubat 2018, https://ozguruniversite.org/tr/yazi/isidin-kokunun-kurutulacagi-yanilsamasi-thierry-meyssan.
. "IŞİD’ın kökünün kurutulacağı yanılsaması* - Thierry Meyssan." Özgür Üniversite. 14 Şubat 2018. https://ozguruniversite.org/tr/yazi/isidin-kokunun-kurutulacagi-yanilsamasi-thierry-meyssan.
@online{2018, author = {}, title = {IŞİD’ın kökünün kurutulacağı yanılsaması* - Thierry Meyssan}, organization = {Özgür Üniversite}, year = {2018}, url = {https://ozguruniversite.org/tr/yazi/isidin-kokunun-kurutulacagi-yanilsamasi-thierry-meyssan} }
Tartışma
Yorumlar0
Bu yazı üzerine düşünceleriniz — saygılı ve yapıcı katkılar editör onayının ardından yayımlanır.
Henüz yorum yok. İlk düşünceyi siz paylaşın.
Yorum yapmak için giriş yapın
Tartışmaya katılmak ve yorum bırakmak için hesabınıza giriş yapın. Üye değilseniz birkaç saniyede kaydolabilirsiniz.



