Uluslararası ilişkiler alanında; Thucydides ve Hobbes’ten Morhgenthau ve Mearsheimer’e kadar olan realist akım yazarları yelpazesinde, okuyucuyu şoke edebilmede en büyük kapasiteyi koruyabilen yazar Nicollo Machiavelli’dir. Yazar yaşamayı sevdiği Floransa kentinden 1513’te sürgüne gönderildiğinde, türünde bir şaheser olan The Prince (Hükümdar/Prens) kitabının yazma çalışmaları üzerinde yoğunlaşmaya başladı. Arada geçen beş yüzyıllık zamana rağmen, devlet idaresi konusunda adeta bir el kitabı haline …
Devamı »Güncel Yazılar
Üniversite, üniversite olsaydı! – Fikret Başkaya
Son Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK- 686) artık üniversitede neredeyse dostum, tanıdığım kalmadı. Tek-tük kalan varsa bile sıra onlara da gelecektir. Kaldı ki, “istisnalar” önemli değildir denmiştir… Elbette sadece Akademide değil, Milli Eğitim Bakanlığı Okullarında da nice dostumuz/arkadaşımız/tanıdığımız/tanımadığımız eğitimci de işinden oldu. Tabii diğer bir çok devlet kurumunda da… “Politik kriz” dönemlerinde devlet aygıtında tasfiyeler her zaman istisna değil kuraldır. Şimdilerde …
Devamı »MEYDAN “KADAVRA AKADEMİSYENLER”E KALDI VAH ÇOCUKLARIMIZA… VAH ÜLKEMİZE… – ADİL OKAY
Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında 686 numaralı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayımlandı. Yayımlanan KHK ile 330 akademisyen ihraç edildi. Kısa bir süre önce “Fikret Başkaya ve Kadavra Akademisyenler” başlıklı bir makale yazmıştım. Şimdi onu yeniden paylaşmanın zamanıdır. ‘KADAVRA AKADEMİSYENLER’E KARŞI “16.12.2014 günü Hacettepe Üniversitesi’nde “Yeni Türkiye ve Eğitim” konusunda bir panel planlandı. Panelin konuşmacıları Doç.Dr. Fikret Başkaya ve Prof. …
Devamı »TOTALİTARYANİZMİ SOKAKTA ALT EDEBİLMEK…[*] – SİBEL ÖZBUDUN
“kalbim en uzak yıldızla birlikte çarpıyor.”[1] Yıllar önce, başbakanlığı sırasında Süleyman Demirel’in, sonradan bir “özdeyiş” hâline gelen bir sözü olmuştu. Sokak gösterilerinin, protestoların zirve yaptığı günlerdi. “Yürüsünler, demişti Demirel. “Yürümekle yollar aşınmaz.” Kimileri tarafından bir “demokratlık gösterisi” olarak alkışlanmıştı bu sözler. Bence değil. Demirel’in “demokrat”lığındansa, o yıllar egemenlerin kendilerine olan güvenlerinin göstergesiydiler. “Sokaktakiler ne derse desin, biz işimizi yürütürüz” güveni. …
Devamı »BİRLİKTE YÖNET/EME\MEK! – Çetin Veysal
Özgürce ve cesaretle konuşan, yaratıcı, eleştirel, üretici, araştırmacı, birbirlerini kendi eşitleri gören, adalet ve hukuka, yargı ve kolluk kuvvetlerinin dürüstlüğüne güvenen, geleceğine kaygısız bakan güvenli bir toplum mu, yoksa ne yapacağını bilemeyen, devletin kolluk, yargı ve yöneticilerinden korkan, düşündüğünü söylemekten ya da yazmaktan çekinen, korkak sinik ve dalkavuk bir toplum mu istenmektedir? Kendi insanlarını kişiliksizleştiren, her dönemin adamı yapmayı baskı …
Devamı »
Özgür Üniversite Türkiye ve Ortadoğu Forumu Vakfı






