Cuma , 24 Kasım 2017

Pallywood: Siyonist evrende karanlık madde

Yakın zamanlarda meydana gelen, İsrail askerlerinin Filistinlileri öldürürken görüntülendiği iki olay bize, tersi çok güçlü kanıtlar olmasına karşın neye inanmak istiyorsa ona inanmaya karar vermiş ulusun gücünü ve sınırlarını gösteriyor.

Eishton

Buna “Pallywood” diyorlar. Tıpkı Karanlık Madde gibi, gördüklerimizle olmasını beklediklerimiz arasındaki çelişkiyi çözme ihtiyacından türettiğimiz, gözlenemeyen bir fenomen.

Yıldızlara baktığımızda, yerçekimi ile yavaşlayacağını düşündüğümüz evren gerçekte hızlanıyor ve genişliyordu. Madde tam tersi bir sonuç vermeliydi ( çelişki ) ve antimadde, evreni genişleten kuvvetleri açıklamada nicelik olarak yetersizdi. Bildiğimiz dünyayı makul bir şekilde açıklayan, doğrudan saptayamadığımız ya da ispat edemediğimiz, henüz göremediğimiz başka birşey olmalıydı.

Bilginin boşluğunu inandıklarımız ve varsaydıklarımızla doldurmanın kaçınılmazlığı doğamızda vardır. Evreni anlamadaki yetersizliğimizden daha güçlü olan ise; evrenin bizim inandığımızdan farklı olduğunu kabul etmek istemeyişimizdir.

Psikologlar buna  “inancın doğrulanmaması” ( belief disconfirmation ) durumunu yaratan “bilişsel çelişki” adını veriyorlar: İnançlarımızla gördüklerimiz arasındaki çelişki inançlarımızı değiştirmiyor ( bu birçok kişi için oldukça sancılı bir süreçtir ) ama bizi çarpıtılmış yorumlar üretmeye ya da seçici bir körlüğe itiyor  — görüneni, görünmek istenenin hedefleri doğrultusunda eğip bükmek.

France 2 tarafından çekilen Muhammed el-Durrah babasının görüntülerinin yer aldığı videodan bir ekran görüntüsü

 

 

 

 

 

 

 

 

Birçok İsrailli ve İsrail yanlıları için galaksilerin yanlış yöne gittiğinin ilk defa tespit edildiği gün 30 Eylül 2000’di. On iki yaşındaki Muhammed el-Durrah’ın ISK ( İsrail Savunma Kuvvetleri) tarafından öldürülme görüntüleri tüm dünyada televizyonlarda yayınlandı. İsrailililere, modern tarihin en uzun işgalini sürdüren orduları için “dünyanın en ahlâklı ordusu” fikri aşılanmıştı. Ama bu video, ahlâkın kutup yıldızı, bizim dürüst ISK’nin yıldızını söndürme ihtimali taşıyordu.

Değerlerinin ve inançlarının çökmesi olasılığı ile yüz yüze kalan İsrailliler, televizyonlardaki görüntüler için derhal bir açıklama istediler. Hükümet polis teşkilatı dışından Nahum Shahaf ve Joseph Doriel adında iki kişiden el-Durrah’ın öldürülme olayını “soruşturmalarını” istedi. Bu teorisyenler, herhangi bir kriminal araştırma geçmişi olmayan, duruşmalarda ( her defasında sanıkların Filistinliler tarafından iftiraya uğradığı sonucuna varan mahkemelerde ) “bilirkişi” olarak verdikleri ifadelerde İsraillilerin çoğu zaman alay ettiği kişiler olarak bilinirdi.

Şaşırtıcı bir şekilde bu komplo teorisyenleri el-Durrah’ın ölümünün bir tezgâh olduğu sonucuna vardılar. Çocuk ya hayattaydı ya da Filistinliler İSK’yi suçlamak için çocuğu kendileri öldürmüştü.

Yeni normal

Kameralar ucuzladıkça, daha iyi ve daha küçük hale geldikçe bu tür olaylar daha fazla görülmeye başladı. Ahlâk, videolarda görünenin tam tersini yapmayı gerektiriyordu ( şefkât ya da en azından kendine hâkim olma ) ve İsrailliler ahlâk dışılığın, İSK’nin vicdanının nasıl yok olduğunu açıklamaya yetmeyeceğini de biliyorlar.

Komplo teorisi, bir komplo endüstrisine dönüşmek zorundaydı: Tek bir video için değil, ondan sonra çekilen ve çekilecek olan onlarcası için bir açıklama gerekiyordu. Askerlerin ahlâksızlığını gösteren yüzde beşlik görünen kısım, bunların Filistinlilerin kendilerinin çekip yönettiği düzmece videolar olduğu fikrinden oluşan — tıpkı Karanlık Madde gibi — yüzde doksanbeşlik bir karanlık endüstri ile düzeltildi. “Pallywood” (Filistin’in Hollywood’u), bu endüstriye verilen isimdi.

İsrail dışından birine bunlar çok saçma gelebilir ama öncelikle, birçok İsraillinin “Pallywood”un var olduğuna hatta dizginsizleştiğine inandıklarını bilmeden, Filistinlilere karşı İsraillililerin durumunu anlamak mümkün değildir. “Görevimiz Tehlike” filminin bir provasına benzer nitelikte ayrıntılı bir plan, makul bir açıklama olmanın ötesine geçerek apaçık, gün gibi ortada bir tezgâh haline geliyor. Pallywood komplosu, şuçlanan askere değil, ölen Filistinliye olayı ispatlama zorunluluğu getiriyor.

Bugün Pallywood yıldız gemisi, dünyanın ilginç ve el değmemiş yerlerini keşfetme ve Siyonistlerin daha önce hiç gitmedikleri yerlere cesurca gitme misyonunu sürdürüyor. El-Durrah’a ilişkin basit komplo teorisi günleri — düşük çözünürlüklü bir kameradan başka hiçbir somut delilin olmadığı — geride kaldı ve günümüz standartlarında böylesi bir “kendi kendini açıklayan” komplo herhangi bir araştırma bile gerektirmeyecekti.

Pallywood’un sınırları

Bitme aşamasına gelen son iki duruşma; Filistinlilere karşı suç işlerken görüntülenen İsrail askerleri için Pallywood’un neleri yapıp neleri yapamayacağını anlamamıza yardımcı olabilir. Bunlardan ilki, Abdel Fettah el-Şerif’i, başka bir askeri bıçaklayıp yaralaması üzerine öldürürken görüntülenen ve taksirle adam öldürmeyle suçlanan Elor Azaria’nın davası. Azaria olay yerine saldırı sona erdikten sonra geliyor ve o sırada el-Şerif kanlar içinde yerde yatıyor. Birkaç dakika sonra yani diğer askerler el-Şerif’i etkisiz hale getirdikten 12 dakika sonra Azaria kafasına tek kurşun sıkarak el-Şerif’i öldürüyor: Son derece akıl dışı görünmesine rağmen, İsrail’de Azaria, Pallywood tarafından bu sıkıntıdan son derece doğal bir şekilde kurtarılacaktır. Olay sadece videodan ibaret olsaydı Azaria’nın mahkemede verdiği mantık dışı ifade bile —el-Şerif’in onu bıçaklama ya da üzerinde bomba olma ihtimalinden korkarak — davanın reddedilmesi ya da en azından küçük bir ceza alacağı ya da hiç ceza almayacağı teknik, daha hafif bir suça (“askerlik mesleğine uygun olmayan hal ve hareketlerde bulunma” veyahut “silahı yasadışı kullanma” gibi suçlar ) dönüşmesi için yeterli olacaktı.

Fakat öldürme amaçlı silahını ateşledikten hemen sonra Azaria fiilinin gerekçesini itiraf etti ve etrafındakilere şunları söyledi: “Ölümü haketmişti.” Pallywood’un, İsrailli müfettişler ve yargıçlar üzerinde körleştirici bir etkisi var ancak bu defa o etkiyi yaratamayacak. Bu olayın sonucunda Pallywood olarak bilinen gücün de bir sınırının olduğu ortaya çıkarılmış oldu: Öldürme nedenleriniz konusunda hala yalan söylemek zorundasınız.

Cinayeti ihmal suçuna çevirmek

Pallywood kitabının son bölümü ( şimdilik ) ve bugüne kadar en karmaşık ve en saçması şu an İsrail mahkemelerinde yazılıyor. 15 Mayıs 2014’te Nakba Gününde, Ben Deri isimli Sınır Polisi, zaten dağıtılmış olan bir protesto gösterisinin olduğu yerde silahsız ve tek başına yürüyen Nadeem Nawara’ya ateş edip öldürürken görüntülendi: Aynı gün kameralar aynı yerde üç Filistinliye daha ateş edilen görüntüleri yakaladı. ( Bunlardan ikisi öldü, diğer ikisi de gerçek mermi ile yaralandı.) Azaria’nın olayında İsraillilerden, öldürülen kurbana acımalarını beklemek doğal olarak zordu: Cinayet işlemeye kalkışmıştı çünkü. Fakat Deri’nin kurbanı hiç kimseye zarar vermemişti; bu da İsraillilerin ahlâki içerikten yoksun bir şekilde bu olayı basit bir suç gibi görmezden gelemeyecekleri anlamına geliyordu.

Ahlâksızlığa benzeyen ama öyle olması mümkün olmayan bir kuvvet tarafından Siyonist evren parçalanıyordu. Fakat Azaria’nın aksine, Deri suçunu itiraf etmedi; bu durum, ona kurtuluşu sağlayacak akıldışılığa olanak sağladı. Bunun, İsrail kuvvetlerinin o zamana kadar işlediği cinayetlerin içinde en belgeli cinayet olması ve bilimsel açıdan da ispatlanan bir cinayet olduğu için; gözle görülmeyen, karanlık Pallywood kuvvetleri de aynı oranda kendini geliştirmek zorundaydı.

Deri ve arkadaşları o gün yanlarında yalnızca plastik kaplı çelik mermi olduğunu iddia ettiler. İsrail’de bu olayın tümü, sözüm ona Pallywood’un ve onun pazarladıklarını alan yufka yürekli ahmak solcuların zavallılığını gösteren bir fıkraya dönüştü. Bu görüş aşağıdaki klipte ( birçok klipten yalnızca bir tanesi ) açık bir şekilde gösteriliyor. Rezil yaratıcılarına göre, bu video güvenilir bir B’Tselem ( İsrail İnsan Hakları Kuruluşu ) gönüllüsü tarafından kaydedilmiş ve  Stevie Wonder isimli bir görgü tanığının ifadesi ile de desteklenmiş: Birçoğu İsrail savunma bakanlığı tarafından yayılan, hükümete tamamen biat etmiş medya trafından desteklenen ve İsrail’de dolaşımda olan popüler söylemin ve internet dünyasının içine nüfuz eden, sözünü ettiklerimizin akabinde ortaya atılan komplo teorileri daha sonra Deri’nin mahkemedeki savunma stratejisine kadar ilerledi.

İşte burada, kameralara yakalananın soğukkanlı bir şekilde işlenmiş bir cinayet değil bir Pallywood yapımı olduğunu sözde “ispatlayan” birkaç düzine açıklama ve komplo teorisi:

‘Düşüşünü yumuşatması, rol yaptığını gösteriyor’

Nawara eğer vurulup öldüyse neden böyle düzmece bir şekilde düşüşünü yavaşlatmak yerine, filmlerdeki gibi topallayarak düşmüyor? Komplo teorisyenleri bu noktayı, Nawara’nın öldürülmediğini aksine rol yaptığını kanıtlamak için kullandılar.

CCTV’nin çektiği videoda Nawara’nın vurulduktan sonraki anın görüntüsü

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cinayetin gerçekleştiğine dair görüşü itibarsızlaştırmak için yaydıkları uçuk kaçık teorilere karşı şu basit açıklama yeterli olacaktır: Emeklemeye başladıkları ve yürümeye doğru ilerledikleri, yaklaşık altı aylık oldukları dönemde tüm bebekler paraşüt refleksi adı verilen bir refleks geliştirirler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Paraşüt Refleksi

Refleks 6-9 aylıkken ortaya çıkar ve sonrasında devam eder

Çocuk karnından tutularak aşağı sarkıtıldığında ve aniden kanepeye bırakıldığında ortaya çıkar

Savunma refleksi olarak kolar yana doğru açılır

Klinik Açıdan Önemi

Beyin felci geçiren çocuklarda bu refleks ya yoktur ya da normal bir şekilde değildir

Spastik hemipleji geçirenlerde asimetriktir.

Kurşun beyne girmediği ya da omurgayı yarmadığı sürece vurulan kişilerin düşmelerinin çoğuna paraşüt refleksi eşlik eder.

‘Eğer Nawara göğsünden vurulduysa neden arkaya doğru havalanıp düşmüyor?’

Bir başka TV efsanesi. Tıpkı Tanrı’nın yaptığı gibi televizyonun verdiğini yine televizyon aldığı için bunu açıklama gereği bile duymuyorum. “Efsane avcıları”, bütün program boyunca mermi ile vücudu hareket ettirmek için uğraş verdiler. İsterseniz izleyin; tabancadan tüfeğe hatta neredeyse topa kadar her türlü silahı denediler ama hiçbirinde “havalanmaya” benzer bir hareket yaratamadılar. ( Bu arada, hayvanseverlere bir uyarı: Testi, bir domuz ölüsüne ateş ederek yapıyorlar ):

 

 

 

 

 

 

 

Bu iddia rastgele internet trollerinden çıkmadı; bizzat İSK’nin sözcüsünden geldi ve CNN’de İsrailli politikacılar tarafından da tekrarlandı. En etkili sav ( en azından İsrailliler açısından ), Filistinlilerin suçlamalarına gülen, İSK ve İsrail polisi ile çalışan silah “uzmanı” Yosef Yekutiel’den prime-time’da geldi:

Eğer bu iddia doğru olsaydı, Filistinlilerin yalan söylediği ve olayın tamamen Pallywood yapımı olduğu sonucu çıkacaktı. Bu yüzden olaydan bir hafta sonra İsrailli üretici firmanın internet sitesinden tüfeğin uzantısı için yazılmış el kitabına baktım ve buna göre mühimmat uzmanı ve ordunun söyledikleri doğru değildi.

‘Plastik mermi atan tüfek uzantısıyla gerçek mermi atamazsınız’

Olaydan birkaç gün sonra İsrail, Filistinlilerin yalan söylediğini neredeyse kanıtlıyordu: Deri’nin tüfeğinin namlusunun ucunda görülen uzantı tüfeğin yalnızca plastik mermi attığını gösteriyor ve bu uzantının içinden gerçek mermi atılamaz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Görünen o ki, tüfeğin uzantısıyla gerçek mermi atabiliyorsunuz. Aslında tüfek, birisi bıçakla saldırdığında asker tüfeğin uzantısını söküp çıkarmayla uğraşmak zorunda kalmasın diye özel olarak tasarlanmış.

‘Orada niye kan yok?’

Kafaya sıkılmadığı ya da deriye yakın bir ana damarın olduğu noktadan ( örneğin boyun bölgesi ) girmediği sürece normal bir mermi kanın fışkırmasına veya yoğun ve ani bir dış kanamaya sebep olmaz.

(Aşağıda Nawara’nın vurulduktan sonraki fotoğrafı görülüyor.)

 

 

 

 

 

 

Bu olayda, otopside görüldüğü üzere M16 mermisi küçük delik açıyor ve ufak çaplı bir dış yaraya sebep oluyor; hasarın büyüğünü iç organlara veriyor. Tıpkı duvarın içinden su sızdıran boru gibi yaradan yüksek miktarda kan sızması zaman alıyor.

Yerdeki kan lekelerine gelince — her iki kurban da vurulduktan birkaç saniye sonra yerden kaldırılıyor ve yakında bekleyen ambulansa taşınıyor. Kan da filmlerdeki gibi akmadığı için yerde kan lekesi yok ve olamaz da— hele hele kan gölü hiç mümkün değil.

Bir teoriden fazlası değil

Bunlar da birkaç tane daha basit ve makul teorilerdi. Deri’nin avukatı tarafından duruşmada piyasaya çıkarılan bu teorilerin içinde cesetlerin değiştirilmiş olabileceği, görünmeyen keskin nişancı olasılığı ve daha fazlası bile mevcuttu.

Fakat bu yalnızca propagandadan ibaret değil: Çünkü o gün iki ölü ve iki masum Filistinliyi öldürme girişimi olmuştu ama Deri yalnızca Nawara’yı öldürmekle suçlandı. Ayrıca mahkeme, Deri’nin  kanıt bolluğuna dayalı olarak suçlanmasına şans tanımadı; çünkü savcı ona, Nawara’nın ölüm nedeninin masum bir mühimmat karışımından başka birşey olmadığı şeklinde inanılması güç bir teoriye dayanarak,  ihmalden kaynaklı taksirli adam öldürme suçundan ( çok az bir hapis cezası ya da onun da olmadığı ) yargılanmasından başka ihtimal bırakmayan iddia pazarlığı önerdi.

İsrail askeri tarihinin en belgeli cinayeti olmasıve adli tıp tarafından da desteklenmesine karşın, Deri’nin bu iddia pazarlığını elde edebilmesinin yegane sebebi Pallywood ihtimali ve bunu “kanıtlayan” sözde bilim. Şu an Nawara’nın ailesi üst mahkemeye başvurarak bu karara itiraz ediyorlar ama kazanma olasılıkları çok zayıf.

Elor Azaria vakası bize Pallywood’un neleri yapamayacağını öğretmişti — suçunu itiraf edersen aklanamazsın — Ben Deri vakası ise nelere kadir olduğunu öğretiyor: İtiraf edilen suçlar dışında kalan her şey.

16 Mayıs 2014: Filistin Ulusal Güvenlik Gücü üyeleri, Batı Şeria’nın Ramallah kentinde düzenlenen cenazede Naadem Nawara ve Muhammed Salameh’in cenazelerini taşıyorlar. Her iki genç de, Beytunya’da Nakba Günü protestolarından sonra İsrail Sınır Polisi tarafından vuruldu. (Activestills.org)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Siyonist evreni anlamak

On yedi yıl önce iki komplo teorisyeninin İsrail’in masum olduğunu kanıtlama çabalarıyla başlayan uğraş — İSK el-Durrah’ın arkasındaki duvarı yıktıktan sonra çıkarılan mermiler ateş edenlerin kimliğini ortaya çıkarabilecekti — o günden bugüne büyüdü, olgunlaştı ve tersine döndü. Bugünlerde, İsrail’de bu videolara bakıp da gördüklerinin gerçek olduğuna inananlar “çıldırmış kişiler ” olarak nitelendiriliyor. İsrail’in hatalı davranışını gösteren her videonun, tersi hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanıncaya kadar  Pallywood yapımı olduğu varsayılır.

Her yıl yüzlerce İsrailli diğer yüzlerce İsrailliyi öldürdüğü halde her ne hikmetse bir askerin bir Filistinliyi öldüreceğini bir türlü kabullenemiyoruz. Ve kabul edemediğimiz için de yapmamış oluyoruz. İsrail savunma kuvvetleri geçtiğimiz yıllarda yüzlerce belki de binlerce Filistinli çocuğu öldürdüğü halde, Filistinliler için “onlar çocuk katili canavarlar” diyoruz. Kendi kendimize; onlar silahlı askerleri öldürdükleri zaman bile onlara terörist, fakat biz silahsız çocukları öldürdüğümüzde bile “biz askeriz ” diyoruz.

İsraillilerin, İsrail askerleri tarafından öldürülen her bir Filistinlinin ya terörist, ya olayın kendisinin bir komplo ( Pallywood / canlı kalkan ) ya da işlenen suçun kasti olmayan affedilebilir bir suç olduğuna samimi bir şekilde inandıklarını bilmeden bu yürütülen aklı anlamaya imkan yoktur. Sonuç olarak İsraillilerin çoğu cinayet ve toprak gaspını destekler ve hergün bunları görürken, bu fiilleri ilkesel olarak ahlaki bulmadıkları için reddedebiliyorlar.

Pallywood’u anlamadan Siyonist evrenin neden genişlediğini anlamaya çalışmak —67 sınırlarının ötesine ve onu da aşan kaçınılmaz bir ahlaksızlığa doğru — Karanlık Maddeyi anlamadan evrenin neden genişlediğini anlamaya çalışmakla eşdeğerdir: Biz ahlâka aykırı işler yaparız, çünkü nasıl olsa Pallywood yapmadığımızı  “ispatlar”.

 

Eishton, ismi meçhul, İsrailli araştırmacı bir blog yazarıdır. Bu metin, Deri vakası soruşturması ve Pallywood ve sözde bilimin onu aklama çabalarının anlatıldığı  “Making a Murderer… only criminally negligent: How Israel turned a serial killer of Palestinians into a clumsy hero. adlı metinden alınmıştır. Metnin tamamına internetten ulaşılabilir.

 

 

Çeviri: Özgür Girişen