Salı , 24 Ocak 2017

Aylık Arşiv

“Birleşmiş Milletler” : Neo-kolonyalizmin ve balkanlaşmanın hizmetinde bir örgüt – Fikret Başkaya

Birleşmiş Milletler Suriye özel temsilcisi Staffan de Mistura, Halep’in doğusunda 275 bin insanı rehin tutan ve her gün katliam yapan, sayıları 5-6 bin kadar olduğu tahmin edilen, cihatçı katiller güruhu için bir “yerel yönetim” önermiş… Acaba Washington’un doğusu, Londra’nın Batısı, Paris’in Güneyi, Berlin’in Kuzeyi de, kendinden menkul bir haydut çetesi/katil sürüsü tarafından işgal edilseydi,  sayın özel temsilci oralar için de …

Devamı »

İnanmanın aracısızlaşarak özgürleşmesi ya da inanmanın özgürlüğü – Çetin Veysal

Özellikle Batı Dünyası’nda artık insanların dinlere inanmadıkları haberleri ve bilgisi, her türlü medyanın haberlerine, araştırmalarına ve anketlerine dayandırılarak duyurulmaktadır. Batı’da dini kurumlara aidat veren inançlı dindar üyeleri kalmaması nedeniyle, kutsal kiliselerin bile restaurant, café ve barlara kiralandıkları (Batı Avrupa, özellikle de Hollanda) düşünülürse, durum daha anlaşılır olmaktadır. Bilim, bilgi ve özgürlüğün olduğu Batı’da ne olmaktadır da, kiliselerin üyesi azalmakta, kiliseler …

Devamı »

Amerikan dış politikasına dair görüşlerden bir derleme – William Blum

6 Kasım 2016, Anti-Empire Reports 16. Louis’ye devrim, Napoleon için iki tarihi mağlubiyet, İspanyol İmparatorluğuna bir dizi devrim, Rus Çarı için komünist devrim, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluğu için 1. Dünya Savaşı, Nazi Almanyasına 2. Dünya Savaşı, Emperyalist Japonya’ya iki atom bombası, Afrika’daki Portekiz İmparatorluğu için evinde bir askeri darbe, Sovyet İmparatorluğu için ise Mikhail Gorbachev gerekiyordu … Peki, Amerikan İmparatorluğunun yıkılması …

Devamı »

Özgür Üniversite’de Aralık Seminerleri başlıyor

Özgür Üniversite’nin Güz dönemi Aralık ayında başlayacak seminerleri için kayıtlar devam ediyor. Seminerlerde resim, felsefe, siyaset, sinema ve hukuk gibi başlıklar yer alıyor.       Aralık ayında başlayacak seminerlerin ilkini Cuma akşamları Haydar Özay’ın Resim Atölyesi oluşturuyor. Doğan Çetinkaya ile Pazartesi akşamları “Marx İş Başında: Fransa Üçlemesınde Devlet, Sınıflar ve Tarihsel Materyalizm”  yer alırken, Levent Safalı ile  “Akıl var …

Devamı »

Yaratıcı Ütopyayı Yeniden İnşa Etmek: Başka bir Uygarlık İçin Manifesto – Sait Çetinoğlu

  Manifestosuna[i], kapitalist üretim tarzının / kapitalist modernitenin artık büyük insanlığa teklif edeceği bir şey yok! diye  başlayan Fikret Başkaya, amacının, insani-toplumsal süreçlerin mahiyetini bilince çıkarmak ve içine sürüklendiğimiz  yıkım tablosundan çıkmanın muhtemel imkanlarına dair bir fikir jimnastiği yapmak  ve tabii bir türlü “birlikte düşünmeye” de  davet olduğunun altını çizer. Manifesto umutsuz bir dönemde umuda ve geleceğe dair öneriler demetiyle …

Devamı »

AKP’NİN KADINLARA KARŞI SAVAŞI: “MADAM GİBİ ÖLMEK”…[*] – SİBEL ÖZBUDUN

SİBEL ÖZBUDUN   “sana her zaman söylüyorum senin yüzünde gülmek var bakınca bir yaşama ordusu çıkıyor aydınlığa.”[1]   Yine “buyurdu”: “Dünyanın makamları nerede kalıyor? Burada kalıyor. Paran pulun her şeyin nerede kalıyor? Burada kalıyor. Cumhurbaşkanı olsan ne yazar, başbakan olsan ne yazar, multimilyarder olsan ne yazar? Hepsi geçici. Ne diyordum size hatırlayın, biz bir gün ölmeyecek miyiz? Öleceğiz. Bir adam gibi …

Devamı »

DÜNYA FELSEFE GÜNÜ: FELSEFE, DÜŞÜNCE ve FELSEFİ DÜŞÜNME – DOĞAN GÖÇMEN

  Günlük hayatımızda felsefeyi yücelten deyişlere de rastlarız, felsefeyi yeren sözlere de. Örneğin ‘felsefe akıl ve düşünce işidir’ derken felsefenin yüce bir uğraş olduğu dile getirilir ve bu nedenle filozofa büyük saygı duyulur. Fakat en çok bilinen örneğiyle ‘lügat parçalama!’, ‘felsefe yapma!’ denir halk arasında. Bu, felsefeyi ve felsefe yapmayı temel bir uğraş haline getirmeyi küçümsemek, hatta belki de aşağılamak …

Devamı »

Türkiye’de Düşünme ve Felsefe – Doğan Göçmen

Felsefe deyince akla ilk gelen düşüncedir; çünkü felsefenin kendisi, yani içeriği, araçları, yöntemi düşünce olduğu gibi, konusu da düşüncedir. Bu bakımdan, insanlar da düşünen varlıklar olduğuna göre, felsefe insanların olduğu her yerdedir denebilir. Ünlü İtalyan filozofu ve siyasetçisi Antonio Gramsci, her insan ilkesel olarak filozoftur derken, felsefe kavramını bu geniş anlamında alıyordu. Kavramı bu geniş anlamında alıp, ‘Türkiye’de felsefe ne …

Devamı »

Amerikan seçimleri: Neoliberalizmin ve burjuva demokrasisinin iflası – Fikret Başkaya

Başkanlık seçimini Donald Trump’ın kazanması, Amerikan ve bir kısım Avrupa medyasını alarma geçirdi. Bazı büyük gazeteler ve haber siteleri sonucu apocalypse (kıyamet) manşetiyle duyurdular. Gerçi, Trump kıyametin kapısını aralamamıştı ama, neoliberalizmin ve burjuva demokrasisinin iflasını ifşa ettiği kesindi… Tabii bu arada medyanın ve yönetici elitlerin çürümüşlüğünü de ifşa etmiş oldu. 1981 yılında Ronald Reagan “Büyük Amerika’yı yeniden kurma” vaadiyle başkanlık …

Devamı »

Asıl terör devlet terörüdür – Fikret Başkaya

Devlet aslında bir suç örgütüdür. Düşmansız yapamaz, varlığını “düşmanın” varlığına borçludur. Bu yüzdende düşman üretmek, yeniden üretmek zorundadır. Bu amaçla da sürekli olarak teröre başvurur. Kelimelerin, kavramların ne anlama gelmesi ‘gerektiğine’ devletin adamları  karar verir ama bu dünyada, bu sınıflı toplumlarda herkes için aynı anlama gelen bir kelime, bir kavram mümkün değildir. Devlet neyin terör, kimin terörist olduğuna karar verir …

Devamı »

Üniversite, Özerklik ve Derin Düşünme Üzerine – Fikret Başkaya ile Röportaj

Fikret Başkaya’nın Aydın Ördek’e verdiği röportaj Sonradan günümüz Türkiye’sinde siyasal rejimin otoriter bir hal alıp almadığını tartışacakların apaçık görecekleri yegâne şey, toplumun topyekûn kesif bir korkuya maruz bırakıldığı olacak belki de. Otoriter tüm siyasal yapıların kurucu korkuları vardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin başından beri otoriter olduğunu kurucu korkuları olmasından, dolayısıyla sürekli tehdit altında ve ebediyen mağdur bir asli unsura dayanıyor olmasından anlayabiliyoruz: …

Devamı »