İstanbul Özgür Üniversite dersleri video

NextPrevious
Frontpage Slideshow (version 2.0.0) - Copyright © 2006-2008 by JoomlaWorks
Suriye ve IŞİD/Daesh savaşının jeopolitiği PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 23 Ekim 2014 15:54

Thierry Meyssan

argaiv1815

 Ortadoğu uzmanı, siyasi analist Thierry Meyssan’ın yeni ve orijinal analizinde, Suriye’de yürütülen ve Daesh/IŞİD örgütüne karşı yapıldığı iddia edilen savaşta başarısızlığın jeopolitik nedenlerini gözler önüne seriliyor. Konunun analiz edildiği bu makalesi, özellikle günümüz dünyasında uluslararası ilişkiler alanını ve Doğu Akdeniz’de (Irak, Suriye ve Lübnan) yaşanan çatışmaların daha da kristalleşmesi durumunu anlamak açısında önem arz ediyor.

1-4899-ffad2

Devamını oku...
 
Küresel Kapitalizm: İnsanlık Krizi ve 21. Yüzyıl Faşizmi Hayaleti PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 20 Ekim 2014 16:51

Yazan: William I. Robinson

Dünya kapitalizmi 500 yıllık tarihinin en kötü krizini deneyimlemekte. Kapitalizmin açık uçlu evriminde Küresel Kapitalizm, niteliksel olarak ulus üstü sermayenin, ulus üstü kapitalist sınıfın ve ulus üstü devletin yükselişi ile karakterize edilen yeni bir aşamadır. Aşağıda William I. Robinson, ekolojik soykırımı dikkate alarak, küresel krizin yapısallığını, bu krizin sistematik hale gelme tehdidini, kapitalizmin çöküşü hayaletinin canlanışını ve küresel polis devletinin yükselişini, şiddet araçlarının zenginleşmesini, milyarlarca insanın yerinden edilmesini, geniş ölçekli yayılmanın sınırlarını ve devletin meşruiyet krizini tartışmaktadır ve gücün ve zenginliğin, aşağıya, insanlığın fakir çoğunluğuna doğru, kitlesel yeniden dağılımını, tek uygulanabilir çözüm olarak önermektedir.

Devamını oku...
 
Ortadoğu alevler içinde / Kobanê’nin anlamı PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 20 Ekim 2014 16:49

Prof. Henri J. Barkey

 Kürt kantonu Kobanê, bu aşamadan sonra, ister düşsün, ister kalsın, Türkiye ve Suriyeli Kürtlerinin artık ulus ve kimlik tanımlama sorunu haline geldi.

Suriye Kürdistan’ı/ Rojava Kobanê kenti birkaç haftadan beri İslam devleti (IŞİD) örgütünün amansız kuşatması altında. Kenti savunan Kürtler, şaşırtıcı bir şekilde, direniş gösteriyor ve bu vahşi kuşatmaya meydan okuyorlar. Kobanê ister düşsün, isterse kalsın, 1988’de Halepçe kentinin Irak Kürtleri için olduğu gibi, Türkiye veya Suriye Kürtleri için artık ulus ve kimlik tanımlama sorunu haline geldi.

Menfur Halepçe katliamı, bugün artık Kürdistan Bölgesel Yönetimi olarak adlandırılan, Kuzey Irak/Irak Kürdistan’ı Bölgesel Yönetiminin ilan edilmesinin ve siyasal düzenlenmesini yolunu açtı. Saddam Hüseyin rejimi, Irak Kürtlerine reva görülen, 1988’de yaşanan Anfal soykırım olayında, İran sınırına yakın bir bölgede bulunan Halapçe kenti halkının daha uykusundan uyanmamışken, 5000 sivil nüfusa soykırım yapmak üzere kimyasal silahları kullandı. Halepçe kenti, uğradığı bu zulümden sonra,  beklenmedik bir şekilde, dünya kamuoyu nazarında insanlığa karşı suç işleme olaylarına önemli örnek bir durum olmasının yanı sıra, Kürtlere reva görülen kitlesel soykırıma hayır demenin bir sembolü haline geldi.

Devamını oku...
 
Kobanê kuşatması PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 13 Ekim 2014 21:52

Türkiye’nin şehri kaderine terketmesi Kürtlerle “geri dönülmez bir kırılmaya” mı işaret ediyor?

Patrick COCKBURN

Türkiye Kürtleri, Suriye ile olan sınırdan bile görebildikleri Kobanê’yi teslim almaya hazırlanan IŞID savaşçılarına karşı kayıtsız kalan hükümete ve olup bitenleri şimdilik sınırda boyunda seyretmekle yetinen Türk Ordusuna öfkelerini haykırıyorlar.

 Türkiye çapında yapılan gösterilerde en azında 12 kişi öldü ve onlarca kişi de yaralandı (yazının kaleme alındığı tarih, 08 Ekim itibariyle). İstanbul ve Başkent Ankara gibi büyük şehirlerde yapılan protesto gösterilerinde çatışma yaşanmasına rağmen, Polis güçleri, Kürtlerin ağırlıklı olarak yaşadıkları Doğu ve Güneydoğu ilerinde gösterilere katılan, bazı yerde arabaları ateşe veren ve lastik yakan protestocuları dağıtmak üzere göz yaşartıcı gaz kullandı.

Devamını oku...
 
ABD’nin yaratığı İslam devleti PDF Yazdır E-posta
Cuma, 10 Ekim 2014 22:42

Nikolai BOBKIN

Irak’ta var edilen İslam devleti organizasyonunun (ID) savaş bayrağı dikilmiş, Irak ve Suriye semalarında dalgalanıyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İslam devleti örgütüne/ organizasyonuna karşı Irak ve Suriye’de saldırı düzenlemek üzere hava harekâtı başlattı. Hava operasyonu Suriye yönetimi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı alınmadan yapılıyor. Rusya ve İran cephesinde ABD öncülüğünde yapılan hava saldırısının nihai hedefinin aslında Suriye’deki altyapı tesislerinin çökertilmesi olduğu yönünde yorumlar yapıldı. Moskova ve Tahran’ın kamuoyuna açıkladıkları kaygıdan, gelinen bu aşamada,  haklı oldukları görülüyor.

Devamını oku...
 
İsrail ve İran Kürdistan’da aşık atıyorlar PDF Yazdır E-posta
Cuma, 10 Ekim 2014 22:39

Brian M. Downing

Batı ülkeleri ve Körfez monarşi yönetimleri İslam devleti örgütünün ele geçirdiği topraklara askeri birlik göndermek amacıyla politik bir düzenleme yapmak üzere aralarında anlaşma yapmaya çalışıyorlar. Kürt askeri gücü bu amaç doğrultusunda en umut verici seçeneklerden birisi olarak gözüküyor. Dört tarafı kara parçasıyla kaplı, denize ulaşımı olmayan Kürdistan’ın petrol yataklarına sahip olması, milis gücünün olması ve gittikçe daha artan oranda Bağdat’tan bağımsız durumu, özellikle İran ve İsrail açsısında Kürdistan’ı en önemli bölgesel aktör haline getiriyor.

Devamını oku...
 
TİHC (Türkiye İmam Hatip Cumhuriyeti) PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 06 Ekim 2014 00:03

Fikret Başkaya

fikret

“Dil sorununun şu ya da bu biçimde başgösterdiği her durumda,
bu bir dizi başka sorunun kendini dayattığını gösterir: yönetici sınıfın biçimlenip genişlemesi,
yönetici gruplarla ulusal halk kitlesi arasında daha yakın ilişkiler kurma gereksinimi,
yani kültürel hegemonyanın yeniden örgütlenmesi…”
Antonio Gramsci
 

Her ne kadar kısa bir yazıda, TC’nin (Türkiye Cumhuriyeti)  neden ve nasıl TİHC’ ye  (Türkiye İmam Hatip Cumhuriyeti) dönüştüğünü anlatmak zor olsa da, bu bir deneme girişiminde bulunmamıza, bir başlangıç yapmamıza engel değil.  Osmanlı İmparatorluğu’nun  son yüzyılında, özellikle de 1830’lu yıllardan başlayarak, çekingen, ikircikli ve güdük de olsa bir sekülerleşme süreci yol alıyordu. Cumhuriyet’e geçişle bu süreç hızlandı. Özellikle eğitim ve hukuk alanlarında olmak üzere, önemli gelişmeler sağlandı. Velhasıl TC, laiklik tercihi yaptığını ilân etmişti. Fakat tevatür edildiğinin aksine, retorik realiteyle pek örtüşmüyordu. Hilafetin ve onun temel aracı olan “Meşihat Makamı” ve Şeyhülislamlık tasfiye edildi ama onların  yerini Diyanet İşleri Başkanlığı aldı. Başka türlü söylersek, din, devletin göbeğinde yer almaya devam etti.

Devamını oku...
 
Terörizm karşıtı söylemin arkasındaki neden; Doğu Akdeniz doğalgazı savaşı PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 04 Ekim 2014 11:18

Thierry Meyssan

Washington yönetimi ve müttefikleri Körfez monarşilerinin terörizm karşıtı söylemlerine katılan olsa da, dünya alem bu söylemin aslında başka amaçlar doğrultusunda bir savaşın yapılmasına yönelik olduğunu herkes anlıyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), “Genişletilmiş Ortadoğu Projesinin” yeniden düzenlemesi hedefine yönelik etnik temizlik yapmak amacıyla var ettiği ve Irak’ta faaliyete soktuğu  “İslam devleti” organizasyonunu yok etmek istediğini açıkladı. İşin en garibi ise, ABD eliyle var edilen bu organizasyonla aynı cihatçı yapılanmadan meydana gelen ılımlı muhalefet marifetiyle Suriye topraklarında “İslam devleti” örgütüyle mücadele edeceği beyan edildi. Ve gelinen son noktada, “İslam devleti” organizasyonunun önceden boşalttığı Rakka’daki bazı binaları tahrip edildi. Ortadoğu uzmanı ve siyasi analist Thierry Meyssan göre açıkça görülen bu çelişkili durumların arkasında aslında doğalgaz savaşı yatıyor.

Devamını oku...
 
VEKALET SAVAŞLARI ve SOLA DOĞRU ALGILAMA ÇAĞRISI PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 01 Ekim 2014 10:41

Sadɪk Kolusarɪ

 Araştɪrmacɪ yazar Haluk Gerger’in Türkiye ve „İslam Devleti“ hakkɪndaki düşünceleri 19 eylül 2014 günü internet sitesi Fɪrat Haber Ajansɪ‘na taşɪndɪ. Gerek sol basɪnda gerekse burjuva basɪnda IŞID ve ona karşɪ direniş üzerine yazan çizen çoğaldɪ. Sağlɪklɪ bir değerlendirme görmek mümkün değil. Bu yazɪda Ortadoğu’da olup bitenlerin belli bir bölümü ele alɪnacak ve bunun nezdinde vekalet savaşlarɪ ile onun temelini oluşturan dünya krizi hakkɪnda kɪsa da olsa bilgi verilecek ve özellikle Kürt-Türk soluna bir uyarɪ, algɪlama sinyali gönderilmeye çalɪşɪlacaktɪr.

Devamını oku...
 
Çağdaş Kapitalizmde Faşizmin Dönüşü PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 29 Eylül 2014 14:38

Samir Amin 

Bu makalenin başlığının çağdaş kapitalizmin krizi ile faşizmin siyasi sahneye dönüşünü birbirine bağlaması tesadüfi değil. Faşizm parlamenter seçim demokrasisinin belirsizliklerini reddeden otoriter bir polis rejimi ile eşanlamlı değildir. Faşizm kapitalist toplumun yönetiminin belli durumlarda karşı karşıya kalabileceği zorluklara karşı belirlenmiş siyasi bir tepkidir.

Faşizmin Birliği ve Çeşitliliği

Kesin olarak faşist olarak tanımlanabilecek siyasi hareketler, özellikle 1930lardan 1945lere kadar, bir dizi Avrupa ülkesinde öncü olmuş ve hayata geçirilmiş olan güçtü. Bunlar İtalya’nın Benito Mussolini’sini, Almanya’nın Adolf Hitler’ini, İspanya’nın Francisco Franco’sunu, Portekiz’in António de Oliveira Salazar’ını, Fransa’nın Philippe Pétain’ini, Macaristan’ın Miklós Horthy’sini, Romanya’nın Ion Antonescu’sunu, Hırvatistan’ın Ante Pavelic’ini kapsamaktadır. Faşizmin kurbanı olmuş toplumların çeşitliliği (bazısı kazanılmış bir savaşla bağlantısı olan, bazısı da mağlubiyet ürünü olan büyük gelişmiş ülkeler ve küçük bağımlı kapitalist toplumlar), bunların hepsini tek bir grupta toplamamızı engellemektedir. Bu yüzden yapıların ve konjonktürlerin bu farklılıklarının bu toplumlarda yarattığı farklı etkileri belirtmeliyim.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 72