Cuma , 16 Kasım 2018

ÖZGÜR ÜNİVERSİTE 2018 GÜZ DÖNEMİ SEMİNERLERİ BAŞLIYOR!

İstanbul Özgür Üniversite
2018 GÜZ  Dönemi Seminerleri Başlıyor!
____________________________________
Açılış Semineri
“Bir İflasın Anatomisi: Çöküşe Koşar Adım! “
Konuşmacı:
Fikret Başkaya
Yer:
İstanbul Özgür Üniversite

______________________

 

NASIL KAYIT OLACAKSINIZ? Tıklayınız 

Program:

Pazartesi –  19.00-21.00  
  • ORTADOĞU
Erhan KELEŞOĞLU 

BAŞLAMA TARİHİ : 22 EKİM PAZARTESİ – TEK OTURUM 

_______________________________________

Pazartesi –  19.00-21.00
  • “ZOR PROBLEM: BİLİNÇ”
Saffet Murat TURA

Felsefenin en temel tartışması şüphesiz materyalizm-idealizm tartışmasıdır. Evrenin temel tözünün ne olduğu problemi kimi zaman ruh-madde tartışması şeklini de almıştır.
Günümüz nöro-biyolojisi çerçevesinde beyin-bilinç problemi şeklinde ele alınan bu köklü sorun doğa bilimi tarafından açıklanabilecek bir sorun mu?
Bu seminer dizisinde Saffet Murat Tura son kitabı “Zor Problem Bilinç” te bu problemle ilgili olarak geliştirdiği tezleri tartışmaya açacak.
BAŞLAMA TARİHİ: 5 KASIM PAZARTESİ –  4 HAFTA
_______________________________________
Salı –  19.00-21.00
  • NÖROPSİKANALİZ, MARKSİZM VE SANAT
Ali Rıza TURA
Psikanaliz doğduğu ilk yıllardan itibaren bir kuram olarak kendini yalnızca klinik bağlamda değil uygulamalı psikanaliz olarak sanat, antropoloji ve genel olarak kültür alanlarında da temellendirme eğiliminde olageldi. Bu çerçevede özellikle sanat, yaratıcılık ve bilinçdışı arasındaki ilişkiler günümüze dek farklı psikanaliz ekollerince çeşitli açılardan ele alındı.
Buna karşılık modern sanat akımları 19.yy’ın sonlarından itibaren gerçekliğin estetik düzeyde belli kurallar çerçevesinde olabildiğince nesnel bir anlatımı ile yetinmek yerine bir “iç dünya” sorunsalı oluşturma; sanat edimini ve yaratıcılığı sanatçının ve sanat izleyicisinin karşılıklı psişik dünyalarının buluşma noktalarında temellendirme arayışı içinde şekillendi, şekilleniyor. Psikanaliz kuramlarının çeşitli sanatçıların ve sanat kuramcılarının ilgi alanlarına ulaşmaya başladığı 1910’lu yılların sonlarından itibaren de sanat pratiği içinde psikanalitik arayışlar giderek ağırlık kazanmaya başladığı söylenebilir.
Öte yandan Frankfurt Okulu’nun oluşumuyla birlikte yeni bir atılım sürecine giren Marksizm hem yeni sanat kuramlarının eleştirisi hem de psikanalizin Marksizmle ilişkilendirilmesi bağlamında yeni ufuklar açmış oldu.
Son olarak Nörobilim’in son on yılların bikrimi üzerinde yükselen Nöropsikanaliz  bir yandan diyalektik düşüncenin insan beyninin evriminde temellendirilmesi, diğer yandan  insanın sanatsal/estetik öz niteliklerinin irdelenebilmesi bakımından yeni imkanlar sunmakta.
8 Haftalık bu programda önce sanat, Marksizm ve Psikanaliz arasındaki kuramsal ilişkiler tarihsel olarak sunulacak, sonra Nöropsikanalizdeki ufuk açıcı yeni gelişmeler ışığında yeniden yorumlanacak.
BAŞLAMA TARİHİ: 23 EKİM SALI –  8 HAFTA
___________________________________
Çarşamba – 19.00-21.00
  • SİYASET TEORİSİNE GİRİŞ
İnci KERESTECİOĞLU

Bu seminerde siyaset nedir, siyasetin özneleri kimdir, siyasetin kanalları nelerdir, siyasal eylemin özellikleri nelerdir gibi sorular etrafında; insan doğası, bireycilik ve kolektivizm, çatışma ve uzlaşma konularına yönelik siyaset teorisindeki yaklaşımlar ele alınacaktır. Siyasetin aynı zamanda kavramlar üzerinde bir mücadele alanı olduğu fikrinden hareketle, iktidar, güç, otorite, meşruiyet, devlet, kamusallık, ulus, hukuk, adalet, demokrasi, temsil, yurttaşlık, özgürlük, eşitlik, farklılık gibi konu ve kavramlara yüklenen anlamlar, tarihsel ve karşılaştırmalı bir perspektifle analiz edilecektir. Seminerde   Antik Yunan’dan, Machiavelli’ye, toplum sözleşmecilerinden Montesquieu, Tocqueville ve Marx’a uzanan siyasal düşünce mirasının ana hatları tartışılacak ve bu mirasın üzerinden şekillenen siyaset teorisinin, esas olarak 20. ve 21. yüzyıllardaki gelişimine odaklanılacaktır.
BAŞLAMA TARİHİ: 24 EKİM ÇARŞAMBA 8 HAFTA
________________________________________
Perşembe – 19.30 – 21.00
  • ALTERNATİF HUKUK SÖYLEŞİLERİ
ERCAN KANAR

BAŞLAMA TARİHİ: 25 EKİM PERŞEMBE
________________________________
Perşembe 19.00 – 21.00
  • FOTOĞRAF ATÖLYESİ
Gençer YURTTAŞ

BAŞLAMA TARİHİ: 25  EKİM PERŞEMBE
______________________________
Cuma – 19.00-21.00
  • BİR FİLM NASIL OKUNUR?
Ali ŞİMŞEK

Ali Şimşek’in eğitmenliğinde gerçekleştirilecek 5 Haftalık atölyede, Vertov’un “Kameralı Adam”, Godard’ın “Serseri Aşıklar” ve Scorsese’in “Taksi Şoförü” filmleri merkez olmak üzere filmler ve yönetmenler üzerinden ideoloji, politika, modernizm, postmodernizm, kültür ve 1920’li yıllardan 1960 ve 1970’li yılların sarsıcı atmosferine sanat ve edebiyatı da kuşatan geniş bir okuma yapılacak.
Atölyeye konu olacak yönetmenler ise şöyle : Welles, Ford, Kubrick, Godard, Bunuel, Tarkovski, Fellini, Wenders, Angelapulos, Eisenstein, Renoir,Spielberg, Ozu, Antonioni.
Konu Başlıkları:
• Melodram nedir, kahramanın yükselişi ve düşüşü, küçük insanın hıncı, western
• Canavar kente direnen küçük kirli tırnaklı Raskolnikovlar
• Dostoyevski kahramanları
• Hollywood üzerinden üç çizgi: Liberalizm, Muhafazakarlık ve Sosyalizm
• Gotik, İroni ve Trajik görme, gör(e)meme ve gösterge analizi
• Kadrajlanan bir plastik poşet neden yalnız bir poşet olarak algılanır?
• Plastiğin yalnızlığı nedir?
• 60’ların “yerli” kıyafetleri giymiş Beat, Hippy kuşağı neden babaları gibi takım elbise giymek istemedi?
• Vietnam Savaşı ne tür kırılmalar yarattı?
• Shakespeare ve Homeros ile yarışan iki serserinin aşkı ve devrim!
• Yeni Dalga, Marksizm Varoluşçuluk, Kafka
• Sartre ve Camus, Paris kaldırımlarını nasıl kadrajladı?
• Gerçekten de polislere fırlatılacak kaldırım taşlarının altı kumsal mıydı?
• Bohem Paris sokaklarından New York’un korkutucu caddelerine yükselen bir hınç ve yaklaşan Reagan, Özal ve 1980’ler
BAŞLAMA TARİHİ: 26  EKİM CUMA – 5 HAFTA
_____________________________________
Cumartesi – 13.00 – 15.00
  • GRAMSCİ’Yİ OKUMAK
Selahattin YILDIRIM
BAŞLAMA TARİHİ: 3 KASIM  CUMARTESİ – 4 HAFTA

_____________________________________

Cumartesi – 15.00 – 18.00
  • WİTGENSTEİN – HERAKLİTUS
Erkut SEZGİN

Wittgensteinın Düşünce Denemelerinin  Heraklitus’un Söz’ünü (Logos’un Anlamını ve Ebedi Doğruluğunu) Saydamlaştıran  Dokusu çalışmalarımızın konusu. 
Seminer hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız 
BAŞLAMA TARİHİ: 27 EKİM CUMARTESİ
______________________________________
Cumartesi – 15.30 – 17.30
  • TANER TİMUR ile SÖYLEŞİLER
BAŞLAMA TARİHİ: 3 KASIM CUMARTESİ
________________________________
Cumartesi -15.30-17.30 (Cumartesi Seminerleri)
  • DÜNYA PERSPEKTİFLERİ
BURAK GÜREL
ERDOĞAN AYDIN
FULYA ATACAN
İZZETTİN ÖNDER
MEHMET TÜRKAY
ÖZGÜR ORHANGAZİ
SUNGUR SAVRAN
Y.DOĞAN ÇETİNKAYA
______________________________________
Cumartesi -19.00-21.00
  • KADİM BİLGELİKTE HİKMET VE İRFAN GELENEĞİ
A.NAKİ GÜNDOĞDU/ GALİP KILIÇ
“Sahip olduğumuz bilgiler yaşayış biçimimizi belirler ve yaşayış biçimimiz sahip olduğumuz ve olacağımız bilgileri belirler. Günümüz insanı, özellikle iletişimin her noktaya ulaşmasıyla tek bir zihinsel forma bürünmüş aynı tür alışkanlıklara sevk edilmiş ve hayvan sürüleri gibi güdülmüştür. Bütün bu formlar ve bunun gibilerinde bulunmak aşağıda bahsi geçen unsurları algılamaya engeldir ancak bu formları dışlayarak bir bilinçlilik hali elde edilebilinir. Mevlana’ nında dediği gibi “kişinin değeri aradığı şeyle ölçülür” ve amaçlar varoluşu belirler. İlkin “Söz” vardı der Kitap. Eski Yunan dilinde söz kavramını vermek için üç sözcük vardı. Mythos, Epos, Logos. Mythos: Söylenen veya duyulan sözdür, masal, öykü, efsane anlamlarına gelir. Epos: Belli bir ölçüye ve düzene göre söylenen sözdür. Logos: Gerçeğin insan sözüyle dile gelmesidir. Bunların arasındaki ilişkiye göz atacak olursak; Mythos, söylenen sözün, anlatılan öykünün içeriği ise, epos da onun doğal olarak aldığı, ölçülü, süslü ve dengeli biçimidir. Epos ne kadar güzelse, mythos o kadar etkili olur. Modern insan, imge haznesini uyandırmak ve taklitçilikten kurtulmak zorundadır. Mithosdan kendini yeniden türetmemiş bir bilinç, kendi üzerine katlanıp, kendinin farkında olamaz. Bu tür bir bilinç ancak kendisine sunulanla yetinen, kendi kendinin bilincine, özbilincine varamamış bir bilinç türüdür. Bir anlamda da bilinçsizce yaşamakla eşdeğerdir. Farkındalığı yoktur. Edilgen bir yapıdadır. Oysa mythosdan kendinin üzerine katlanıp, kendini yeniden üretebilen bilinç yapısı, özbilinçtir, etkin yapıdadır ve bir anlamda da (logos) tur.
İnsan mitleri yaşarken, kutsal olmayan ve kronolojik özellikteki zamanın dışına çıkıp, nitelik açısından farklı bir zamana, hem en eski, hem de sonsuza dek yakalanabilecek olan kutsal bir zamana açılıp, kendi kendinin kökenine dönebilmelidir. Bu da mitos, bir başka deyişle ritus ile olur. Bir başka deyişle ” Mythos, Ritos ile Ozmoslaşacaktır.” Bu tümce aslında bir tarih sürecini kapsamakla beraber, mitolojinin felsefe, bilim, psikoloji ve din ile olan ilişkilerini de içermektedir. Bütün bu konuların kavramlarının etimolojik kökenlerine indiğimizde birbirleri ile ilgisiz gibi duran sözcüklerin yeraltı kaynak gölünde buluştuklarını görebiliriz. Kısaca konumuzun yelpazesi oldukça geniştir.

Seminer hakkında bilgi ve ayrıntılı program için tıklayınız:

BAŞLAMA TARİHİ: 27 EKİM CUMARTESİ  
__________________________________________
!!ARALIK AYINDA BAŞLAYACAK SEMİNERLER!!
(Tarihler Daha Sonra İlan Edilecek)
 ________________________________________
 
  • EKONOMİK DAVRANIŞLARIN SOSYAL DİNAMİKLERİ
Izzettin ÖNDER

  • Ekonomik Davranışların Sosyal Psikolojisi
  • Sosyalizasyon ve Para; Para Psikolojisi
  • Sosyal Sorunlar Psikolojisi; küreselleşme, yoksulluk, işsizlik vb.
  • Tasarruf ve Harcama Psikolojisi
  • Din olarak İktisat
  • Genel Tartışma
        Yararlanılabilecek Kaynaklar:
  • Brennan H. Geoffrey and A.M.C. Waterman (1994), Economics and Religion: Are They Distinct? Kluwer Academic Publication
  • Furnham, Adrian and Alan Lewis (1986), Economic Mind, Wheatsheaf Books
  • Goodchild, Philip (2002), Capitalism and Religion, Routledge
  • Weisskopf, Walter A. (1955), The Psychology of Economics, The University of Chicago Press
 _____________________________
  • BİYOPSİKOSOSYAL
İlker KÜÇÜKPARLAK

Seminer dizisi insanın biyopsikososyal bir varlık olduğu ön kabulü ile çeşitli insanlık durumlarını her üç katmanı dahil etme gayreti ile birlikte ele alacaktır. Bu gayret, evrim, savaş, aşk, üretim, tüketim gibi başlıkları sinirbilim, evrimsel psikoloji, bilişsel psikoloji, sosyal psikoloji ve psikanalizi gibi farklı disiplinlerin perspektifinden ele almayı zorunlu kılacaktır. Bu zorunluluğun söz konusu disiplinlerin birbirlerine olan karşı argümanlarını da dahil ederek eleştirel bir okumaya yardımcı olacağını umuyorum.
Seminer başlıkları şu şekilde olacaktır:
1- EVRİLEN İNSAN:
Evrimsel psikolojinin temelleri, cinsiyetin biyolojik temelleri ve bunların evrimsel psikolojik açıklamaları, evrimsel psikoloji çalışmalarının yöntembilimsel ve cinsiyetin biyolojik temellerinin sinirbilimsel eleştirisi.
2- SEVİŞEN İNSAN
Bağlanma kuramı, kendilik kavramı ve evrimsel psikolojik boyutlarıyla aşk ve cinsellik kavramları
3- SAVAŞAN İNSAN
Dehşet Yönetimi Kuramı, evrimsel psikoloji, etoloji ve kimlik füzyonu kavramları açısından savaş fenomeni
4- ÜRETEN İNSAN
Lacancı perspektiften Yabancılaşma kavramının önemi
5- TÜKETEN İNSAN
Evrimsel psikolojik açıdan tüketim ve Nöropazarlama kavramına giriş
6- RASYONEL İNSAN
Temel bilişsel çarpıtmalar ve bireysel ve toplumsal yaşamdaki önemleri
___________________________________________
  • AKIL VAR MANTIK VAR! (DÜŞÜNME SANATI)
Levent SAFALI

Daha iyi düşünmek… fikirlerimizi sağlam temeller üzerine oturtmak… başkalarının fikirlerine hakkaniyetli bir şekilde yaklaşmak ve  analiz edebilmek…
Akıl var mantık var, ismini verdiğimiz bu seminer dizimizde yukarıdaki hedefleri gerçekleştirmeye çalışacağız.
“Kavramlar”dan “önermeler”e ve buradan da “argümanlar”a uzanan bu düşünsel etkinlikte, sağlıklı düşünmenin önündeki engelleri (“fallacy” ler) inceleyeceğiz.
Ayrıca seminerlerimiz de öğrendiğimiz konuların pratiğini de yapacağız.
Bu seminerler sonrasında, abur- cubur yaşanan hayatı temize çekmek, içinde yaşadığımız kargaşaya gerçeklikten kopmadan ve kendimizi kayırmadan, bakabilmek çok daha kolay olacak.
Gündelik sorunlardan, hayati kararlara kadar, yaşamın tüm alanlarında etkilerini göreceğiniz bir seminer dizisi.
Çok mu iddialı oldu ?
Ne yapalım… öyle çünkü !

____________________________

  • PLATON’UN  ŞÖLEN’I
Levent SAFALI
Platon’un   Sempozyum ya da Şölen adıyla bilinen eserini inceleyeceğiz bu dönem.  Sokrates’i aşk hakkında  konuşurken görmek eğlenceli sanırım keyifli olacaktır.  Düşünsenize  en rasyonel, akılcı adam aşk hakkında derin tartışmalara giriyor.  Ama Sokrates her zaman ki  gibi  “kemal-i ciddiyetle” ele alacak konuyu.  Bu  duygunun/ durumun  insanı tanımakta nasıl faydalı bir enstrümana dönüşebildiğini görmek bize iyi gelecektir.  Şu açıdan: felsefi bir derinliğe inildiğinde  her konunun  nasıl sofistike ve çok yönlü ve bazen de içinden çıkılmaz olduğunu fark edeceğiz..
Bu arada “ruh ikizi”ni arayanlar  da derse gelebilir. Hayır ! derslerde böyle birisiyle tanışacakları için değil. Aksine  Şölen isimli eserde bu kavramın  doğduğu tartışmaya tanıklık etmek için.  Platon’un  alegorilerinin, benzetmelerle örülmüş argümanlarının ile zihnimizin dehlizlerinde  hep dolaştığını görmek kendimizi  “kopya” gibi hissetmemize neden olabilir. Okuma kitabımız : Şölen (Platon)
___________________________________
  • YAKIN DÖNEM SIYASET FELSEFESI
Yusuf ÖZ
Bu seminerler dizisinde 20. yy.’dan günümüze siyaset felsefesinin ne tür dönüşümler ve kırılmalar yaşadığını sorgulayacağız. Bu dönem 19. yy. doğumlu liberal, Marxist ve muhafazakar siyaset pratiklerinin ve düşüncesinin kendi sınırlılıkları ile yüzleştiği, sınandığı ve eleştirildiği bir dönemdir. Bu nedenden dolayı seminerlerimizde Aydınlanma döneminin temel değerlerinin, modern özne ve kimlik pozisyonlarının, toplumsal cinsiyet kavramlarımızın nasıl siyaset felsefesinin temel tartışmaları haline geldiğini araştıracağız.
1- Frankfurt Okulu
2- Hannah Arendt
3- Louis Althusser
4- Michel Foucault
5- Jürgen Habermas (Foucault – Habermas tartışması)
6- Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe
7- Slavoj Zizek (Zizek – Laclau tartışması)
8- Judith Butler
__________________________
  • MODERN TÜRK EDEBİYATI
ENGİN KILIÇ
Bu ders modern Türk edebiyatına, yani 1850’lerden bugüne üretilen edebiyata odaklanacaktır. Dersi biçimlendiren temel yaklaşım şudur: Diğer disiplinlerde olduğu gibi edebiyat alanındaki gelişmeler, dönüşümler, değişimler de, edebi üretimin içine doğduğu bağlamı göz ardı ederek, sadece edebiyatın içinden kavranamaz. Bu süreci anlamak için edebi gelişmelerin siyasi, toplumsal, kültürel, ekonomik bağlamlarına da bakmak gerekir.
Bu doğrultuda ders, söz konusu dönem de üretilen eserleri, bu bağlamlarla ilişkileri çerçevesinde ele alacak ve tartışacaktır, Yani bir yandan bu eserler, akımlar, yaklaşımlar üzerindeki siyasi, sosyal, ekonomik etkileri görmeye çalışacak, bir yandan da edebiyatın bu bağlamlara etkisini ve katkısını değerlendirmeye çalışacaktır.
____________________________________
  • RESİM ATÖLYESİ
Haydar ÖZAY

Özgür Üniversite Resim Atölyesi, yeni öğrenci katılımlarıyla desen ve yağlı boya çalışmalarına devam edecek.
_________________________________________
Katip Mustafa Çelebi Mh. Billurcu Sk. No.5/2 Taksim – Beyoglu
 Tel: – (0 212) 292 77 40 – 249 12 92
www.ozguruniversite.org – www.ozguruniversitekitapligi.com
@ozguruniversite                                         
www.facebook.com/ozguruniversite