Pazartesi , 20 Eylül 2021

ERMENİCE LEHÇELERİN BİR KARŞILAŞTIRMA DENEMESİ – Güngör Şenkal

Dillerin
sınıflandırılması, dil akrabalıklarının, lehçe ve ağızların belirlenmesi
dilbilimin önemli araştırma konularından biridir. Bu ayrıştırmada dil içi
etmenler/özellikler belirleyici olması gerekirken, çoğu zaman ideoloji ve
siyaset gibi dil dışı etmenlerin ağır bastığı gözlemlenir. Bundan dolayı bir
dilin, bağımsız bir dil mi, yoksa lehçe mi olduğu çoğu zaman tartışma konusu
olur. Bu da dünyadaki dillerin sınıflandırılması ve sayısı üzerinde
farklılıklar doğurur. Örneğin dünyadaki yaşayan dillerin sayısı, -bazı istisnalar
dışında-  3000 ile 6000 arasında değişmektedir.

Diller
açısından geçerli olan bu tartışmalı durum, bir dilin lehçe ve ağızları söz
konusu olduğunda daha da içinden çıkılmaz bir hâl alır. Dil, siyasi gücü elinde
bulunduranlarca bir tür egemenlik aracına dönüşmüştür ve hatta en önemli
asimilasyon aracı olarak görülür.

Bu
yazımızda, Ermenicenin, Ermenistan’da konuşulan standart Ermenice ile Türkiye
siyasi coğrafyasında konuşulan üç lehçesinden seçtiğimiz örneklerin (günler,
aylar, mevsimler, on’a kadar sayılar ve bazı renkler) bir karşılaştırmasını
sunacağız.

GÜNLER Yerevan         İstanbul Hemşin Vakıflı
Pazartesi Yerkuşabti Yerguşapti Erguşapti Irgışapta
Salı Yerekşabti Yerekşapti Yiyekşapti Irk
şapta
Çarşamba Çvorekşabti Çorekşapti Çorokşapti Çükşapta
Perşembe Hingşabti Hinkşapti Hinkşapti Hangşapta
Cuma Urbat Urpat Urpat Urput
Cumartesi Şabat Şapat Şapat Şapatur
Pazar Kiraki Giragi Giyagi Girogi

AYLAR Yerevan İstanbul Hemşin Vakıflı
Ocak Hunvar Hunvar Nordayi Ocak
Şubat Petrvar Pedırvar Gucuğ Şubat
Mart Mart Mard Mard Mart
Nisan April Abril Abril Nisan
Mayıs Mayis Mayis Mayis Mayıs
Haziran Hunis Hunis Kiyaz Haziran
Temmuz Hulis Hulis Çuruğ Temmuz
Ağustos Ogostos Okosdos Ağostos Ağustos
Eylül September September Siftaguz Eylül
Ekim Hoktember Hoktemper Ortaguz Ekim
Kasım Noyember Noyemper Ağerguz Kasım
Aralık Dektember Tegdemper Garakeş Aralık

MEVSİMLER Yerevan İstanbul Hemşin Vakıflı
İlkbahar Garun Karun Karun Karang
Yaz Amar Amar Amar Amor
Sonbahar

Aşun Aşun
/ Aşnan
Aşun İşang
Kış Dzımer Tsımer Tsemer Tzımör

SAYILAR Yerevan İstanbul Hemşin Vakıflı
Sıfır Zro Zero Zero Sıfır
Bir Mek Meg Meg Me
İki Yerku Yergu Ergus
/ Erguz
Irgak
Üç Yerek Yerek Yiyek
/ Yerek
Erk
Dört Çors Çors Çors Çök
Beş Hing Hink Hink Hang
Altı Vets Vets Vets Veytz
Yedi Yoth Yotı Oğte Yeöt
Sekiz Uth Ut /
Utu
Ut /
Tun
Ayt
Dokuz İnı İnı /
İnnı
İne /
İnne
Öyni
On Tas Dası Dase Dos

RENKLER Yerevan İstanbul Hemşin Vakıflı
Ak/Beyaz Spitak Cermak
/ Ispidag
Cermak
/ Cermeg
İşbıdak
Sarı Değin Teğin Sari Tığen
Kırmızı Karmir Garmir Garmi Garmer
Mavi Kapuyd Gabuyd Caxal Lorç
Yeşil Kanaç Gananç Ağud Gananç
Kahverengi Şaganakaguyn Sırcakuyn Marğik Kahva
regi
Kara/Siyah Sev Sev Tuğ /
Tuh
Siv

Ermenicenin
doğu (Yerevan) ve batı (İstanbul) lehçeleri standart bir yapıya sahiptir.
Çizelgelerden hareketle diyebiliriz ki; Hemşincede ay adları Türkçeleşme
eğiliminde, Kesap Ermenicesinde ise Türkçeleşmiş; başka bir söyleyişle,
Türkçede kullanılan biçime dönüşmüştür. Bunun asıl sorumlusu, resmi dil
(Türkçe) dışındaki anadillerinde eğitime izin vermeyen siyasi-hukuki yapı ve
onun dolaysız bir aracı olarak iş gören eğitim sistemidir.

Seçilen
sözcüklerin, anılan dildeki karşılıklarının sözlüklerde, dil kitaplarında ve büyük
oranda anadili konuşurlarının belleğinde bulunması, bunların günlük konuşmada
kullanıldıkları anlamına gelmemektedir.

Dilin
doğal evrimi içerisinde gelişim, etkileşim ve değişimine söylenecek bir söz
yoktur. Binlerce yıldır olagelen zaten budur. Ne zaman ki bu değişimde zor
ögesi belirleyici olur, o durumda, dilin doğal yaşamı önündeki engellerin
kaldırılması talebi ilk önce dilcilere düşer.

Bir
dilin ölümü, insanlık kültür ailesinden büyük bir eksilmedir. Çünkü dil, aynı
zamanda kendine özgü bir düşünme sistemidir. Ve insanlığın gelişimi, bu farklı
düşünme sistemlerinin/biçimlerinin bir sonucudur. Bu nedenle, (dil)bilim
insanlarının günümüzdeki yaklaşımı, bırakınız bir dili, ağızların dahi
korunması doğrultusundadır.

Hemşince,
UNESCO tarafından ′kesinlikle tehlike
altında olan diller′
grubunda sayılmaktadır. Biz, dilsel akrabalığını,
resmi dil karşısındaki konumunu ve konuşucu sayısını göz önünde bulundurarak,
Kesap Ermenicesinin de bu grupta değerlendirilmesinden yanayız.

Dil
ile lehçe ve hatta ağız arasında herkesçe kabul gören kriterler yoktur. Burada ′Ermenicenin lehçeleri′ olarak
sunduğumuz dilleri başka türlü adlandıracakların çıkması da doğaldır. Bu adlandırma
sorunu, -eğer bulunabilirse- herkesin üzerinde anlaştığı ortak terimler
bulununcaya kadar sürecektir.