Cumartesi , 24 Ekim 2020

ERMENİCE LEHÇELERİN BİR KARŞILAŞTIRMA DENEMESİ – Güngör Şenkal

Dillerin sınıflandırılması, dil akrabalıklarının, lehçe ve ağızların belirlenmesi dilbilimin önemli araştırma konularından biridir. Bu ayrıştırmada dil içi etmenler/özellikler belirleyici olması gerekirken, çoğu zaman ideoloji ve siyaset gibi dil dışı etmenlerin ağır bastığı gözlemlenir. Bundan dolayı bir dilin, bağımsız bir dil mi, yoksa lehçe mi olduğu çoğu zaman tartışma konusu olur. Bu da dünyadaki dillerin sınıflandırılması ve sayısı üzerinde farklılıklar doğurur. Örneğin dünyadaki yaşayan dillerin sayısı, -bazı istisnalar dışında-  3000 ile 6000 arasında değişmektedir.

Diller açısından geçerli olan bu tartışmalı durum, bir dilin lehçe ve ağızları söz konusu olduğunda daha da içinden çıkılmaz bir hâl alır. Dil, siyasi gücü elinde bulunduranlarca bir tür egemenlik aracına dönüşmüştür ve hatta en önemli asimilasyon aracı olarak görülür.

Bu yazımızda, Ermenicenin, Ermenistan’da konuşulan standart Ermenice ile Türkiye siyasi coğrafyasında konuşulan üç lehçesinden seçtiğimiz örneklerin (günler, aylar, mevsimler, on’a kadar sayılar ve bazı renkler) bir karşılaştırmasını sunacağız.

GÜNLER Yerevan         İstanbul Hemşin Vakıflı
Pazartesi Yerkuşabti Yerguşapti Erguşapti Irgışapta
Salı Yerekşabti Yerekşapti Yiyekşapti Irk şapta
Çarşamba Çvorekşabti Çorekşapti Çorokşapti Çükşapta
Perşembe Hingşabti Hinkşapti Hinkşapti Hangşapta
Cuma Urbat Urpat Urpat Urput
Cumartesi Şabat Şapat Şapat Şapatur
Pazar Kiraki Giragi Giyagi Girogi
AYLAR Yerevan İstanbul Hemşin Vakıflı
Ocak Hunvar Hunvar Nordayi Ocak
Şubat Petrvar Pedırvar Gucuğ Şubat
Mart Mart Mard Mard Mart
Nisan April Abril Abril Nisan
Mayıs Mayis Mayis Mayis Mayıs
Haziran Hunis Hunis Kiyaz Haziran
Temmuz Hulis Hulis Çuruğ Temmuz
Ağustos Ogostos Okosdos Ağostos Ağustos
Eylül September September Siftaguz Eylül
Ekim Hoktember Hoktemper Ortaguz Ekim
Kasım Noyember Noyemper Ağerguz Kasım
Aralık Dektember Tegdemper Garakeş Aralık
MEVSİMLER Yerevan İstanbul Hemşin Vakıflı
İlkbahar Garun Karun Karun Karang
Yaz Amar Amar Amar Amor
Sonbahar Aşun Aşun / Aşnan Aşun İşang
Kış Dzımer Tsımer Tsemer Tzımör
SAYILAR Yerevan İstanbul Hemşin Vakıflı
Sıfır Zro Zero Zero Sıfır
Bir Mek Meg Meg Me
İki Yerku Yergu Ergus / Erguz Irgak
Üç Yerek Yerek Yiyek / Yerek Erk
Dört Çors Çors Çors Çök
Beş Hing Hink Hink Hang
Altı Vets Vets Vets Veytz
Yedi Yoth Yotı Oğte Yeöt
Sekiz Uth Ut / Utu Ut / Tun Ayt
Dokuz İnı İnı / İnnı İne / İnne Öyni
On Tas Dası Dase Dos
RENKLER Yerevan İstanbul Hemşin Vakıflı
Ak/Beyaz Spitak Cermak / Ispidag Cermak / Cermeg İşbıdak
Sarı Değin Teğin Sari Tığen
Kırmızı Karmir Garmir Garmi Garmer
Mavi Kapuyd Gabuyd Caxal Lorç
Yeşil Kanaç Gananç Ağud Gananç
Kahverengi Şaganakaguyn Sırcakuyn Marğik Kahva regi
Kara/Siyah Sev Sev Tuğ / Tuh Siv

Ermenicenin doğu (Yerevan) ve batı (İstanbul) lehçeleri standart bir yapıya sahiptir. Çizelgelerden hareketle diyebiliriz ki; Hemşincede ay adları Türkçeleşme eğiliminde, Kesap Ermenicesinde ise Türkçeleşmiş; başka bir söyleyişle, Türkçede kullanılan biçime dönüşmüştür. Bunun asıl sorumlusu, resmi dil (Türkçe) dışındaki anadillerinde eğitime izin vermeyen siyasi-hukuki yapı ve onun dolaysız bir aracı olarak iş gören eğitim sistemidir.

Seçilen sözcüklerin, anılan dildeki karşılıklarının sözlüklerde, dil kitaplarında ve büyük oranda anadili konuşurlarının belleğinde bulunması, bunların günlük konuşmada kullanıldıkları anlamına gelmemektedir.

Dilin doğal evrimi içerisinde gelişim, etkileşim ve değişimine söylenecek bir söz yoktur. Binlerce yıldır olagelen zaten budur. Ne zaman ki bu değişimde zor ögesi belirleyici olur, o durumda, dilin doğal yaşamı önündeki engellerin kaldırılması talebi ilk önce dilcilere düşer.

Bir dilin ölümü, insanlık kültür ailesinden büyük bir eksilmedir. Çünkü dil, aynı zamanda kendine özgü bir düşünme sistemidir. Ve insanlığın gelişimi, bu farklı düşünme sistemlerinin/biçimlerinin bir sonucudur. Bu nedenle, (dil)bilim insanlarının günümüzdeki yaklaşımı, bırakınız bir dili, ağızların dahi korunması doğrultusundadır.

Hemşince, UNESCO tarafından ′kesinlikle tehlike altında olan diller′ grubunda sayılmaktadır. Biz, dilsel akrabalığını, resmi dil karşısındaki konumunu ve konuşucu sayısını göz önünde bulundurarak, Kesap Ermenicesinin de bu grupta değerlendirilmesinden yanayız.

Dil ile lehçe ve hatta ağız arasında herkesçe kabul gören kriterler yoktur. Burada ′Ermenicenin lehçeleri′ olarak sunduğumuz dilleri başka türlü adlandıracakların çıkması da doğaldır. Bu adlandırma sorunu, -eğer bulunabilirse- herkesin üzerinde anlaştığı ortak terimler bulununcaya kadar sürecektir.