Çarşamba , 16 Ocak 2019

Emmanuel Macron kime borçlu? – Thierry Meyssan

 

Cumhurbaşkanı Macron genellikle bir Rothschild Boy olarak sunulur. Bu doğru olmakla birlikte sadece bir teferruattır. Thierry Meyssan, seçim kampanyasını başta en büyük küresel şirketlerden birinin patronu olan Henry Kravis’e ve NATO’ya borçlu olduğunu ortaya koyuyor. Bu, bugün sarı yelekliler krizinde belirleyici olan ağır bir borçtur.

 

Emmanuel Macron siyasete yönelmek niyetinde değildi. Gençliğinde başlangıçta filozof, daha sonra üst düzey memur, sonra da bankacı olmak istiyordu. Amaçlarına ulaşmak için Sam Amca’nın iyilik perileriyle yakın ilişkiye kurdu: French-American Foundation ve German Marshall Fund of the United States.

 

Bu kapsamda, Henry ve Marie-Josée Kravis ile New York Park Avenue’deki rezidanslarında görüştü [1]. ABD’li Cumhuriyetçilerin yakın destekçisi olan Kravis Ailesi, kameraların gerisinde siyaset yapan dünyanın en büyük servet sahipleri arasında yer almaktadır. KKR adlı şirketleri Blackstone ve Carlyle Group ile birlikte dünyanın en büyük yatırım fonlarından biridir.

 

« Emmanuel’in can do attitude’e, yani istedikten sonra her şeyi yapabileceğine inanma yeteneğine yönelik merakı, dikkat çekiciydi. Ama bilmeye, taklit etmeden veya kopyalamadan ne işe yaradığını anlama iradesine sahiptir ki bu onu fazlasıyla Fransız yapmaktadır » diye açıklıyor bugün Marie-Josée Drouin (Bayan Kravis) [2].

 

Kravis ve Jean-Pierre Jouyet’in çifte önerisiyle [3] François Hollande’nin seçim kampanya ekibinin kapalı çevresine katılır. Siyasi Planlama Müdürü Jake Sullivan, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’a gönderdiği bir elektronik postada, aralarında çok tanınmayan Emmanuel Macron’un da yer aldığı, sosyalist adayın kampanya ekibinin önde gelen dört üyesini tanımlamaktadır. Onun Hazine Genel Müdürü olmasının beklendiğinin altını çiziyor (« the top civil servant at the Finance Ministry ») [4].

 

Öte andan François Hollande seçildiğinde, Emmanuel Macron daha siyasi bir görev üstlenerek Élysée’nin genel sekreter yardımcısı olur. Mayıs 2014’te Élysée’nin Genel Sekreterliğine devredilen, Teminat ve Emanet Sandığı Müdürlüğü görevini üstlenerek, Jean-Pierre Jouyet’nin yerini almayı umuyordu. Birkaç gün sonra, Kravis eşlerinin önerisiyle Bilderberg Kulübüne davet edilir. Burada mükemmel İngilizcesiyle patronu François Hollande’ı eleştiren sert bir konuşma yapar. Paris’e dönüşünde kabineden istifa eder.

 

Kravis eşleri, Marie-Josée Drouin-Kravis’in yöneticisi olduğu Bilderberg grubunun temel direkleri arasında yer alırlar. Yaygın kanaatin aksine Bilderberg bir karar alma yeri değildir. Arşivleri CİA ve Mİ6 tarafından kurulduğunu, ardından doğrudan güvenliğini sağlayan NATO’nun nüfuz aracı haline geldiğini ortaya koymaktadır [5]. Macron’un konuşması olumlu karşılanmış ve Fransa’da NATO’nun güvenilir adamlarından biri haline gelmiştir.

 

Siyaseti terk ettikten sonra, artık bir daha geri dönme niyetinde değildir. Çevresindekilere birçok kez üniversitede profesör olmak istediğini anlatır. Deneme yazarı Alain Minc’in (2008 yılında Bilderberg’e terfi ettirilen) yardımıyla Berlin Üniversitesi’nde ve London School of Economics’te görev alsa da, Harvard’ta işe girmeyi başaramaz.

 

Oysa Ağustos 2014’te (siyaseti « bıraktıktan » üç ay sonra), Jean-Pierre Jouyet’nin (2009’da Bilderberg’e terfi ettirilen) önerisiyle François Hollande tarafından Ekonomi, Sanayi ve Dijital Sektör Bakanı olarak görevlendirilir.

 

2008 yılında yayınlanan bir kitapta, François Hollande bu tercihin onun fikri olduğunu anlatır [6]. Bu mümkündür, ama Macron’un Bilderberg’deki konuşması hakkında bilgilendirilmediğini varsaymamızı gerektirir. Oysa bakanlarından biri ve arkadaşı olan Fleur Pélerin aynı toplantının davetlileri arasındadır.

 

 

Henry Kravis Aralık 2014’te kendi istihbarat ajansı KKR Global İnstitute’u kurar. Kurumun başına eski CİA Başkanı General David Petraeus’u atar. Petraeus, Kravis’in özel imkanlarıyla (KKR yatırım fonu) ve Kongre’ye danışmadan, Başkan Barack Obama’nın başlattığı « Timber Sycamore » harekatını yürütür. En az 17 devletin bulaştığı, milyarlarca dolar karşılığında on binlerce ton silaha karılık gelen tarihin en büyük silah kaçakçılığı olayıdır bu [7]. Bu yüzden Kravis ve Petraeus, IŞİD’in başlıca tedarikçileridir [8].

 

Bilderberg başkanı Fransız Henri de Castries, Le Havre Belediye Başkanı ve milletvekili Édouard Philippe’i bu kez Haziran 2015’te Avusturya’da toplanan yıllık toplantıya davet eder. Yeniden, bu kez Mayıs 2016’da Almanya’ya davet edilir. Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyası sırasında Henri de Castries ve Édouard Philippe, François Fillon’un destekçileri arasında yer alırlar. Ancak Jean-Pierre Jouyet’nin [9] Canard Enchaîné’ye Bayan Fillon’un şüpheli bir şekilde istihdam edilmesine ilişkin maliye müfettişleri tarafından bir araya getirilen belgeleri vermesiyle [10] birlikte onu kendi kaderine terk edeceklerdir.

 

Emmanuel Macron, Nisan 2016’da kendi siyasi oluşumu, marketing’i Ariel Şaron’un sözde ne sağ, ne de solda olan partisi Kadima!’dan kopyalanan En Marche!’ı kurar. Programına gelince, OECD’nin [11] ve Henri de Castries’in başkanlığını yürüttüğü İnstitut Montaigne’nin notlarını tekrarlamaktadır. Ancak Castries, Fillon’u Macron’u desteklemediğine ve bunun tamamen rastlantı olduğuna inandırır. Zaten aylar boyunca onu kabinesinin Başbakanı olmaya hazır olduğuna inandırmayı sürdürür.

 

Başlangıçta, En Marche!’ın finansmanı denetlenmemektedir. Yurtdışından bağış alma imkanı olan basit bir dernektir. Bağışçıların adı maliyeye iletilmemektedir. Multimilyarder Henry Kravis bunlardan biridir.

 

Emmanuel Macron kampanyası süresince düzenli olarak eski İMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn (« DSK ») ile görüşür. Bu çalışma toplantıları, Le Parisien tarafından, çok daha sonraları cinsel sapık imajı güç kaybettiğinde ifşa edilinceye kadar inkar edilecektir. DSK (Bilderberg tarafından 2000 yılında terfi ettirilen) aynı zamanda hem üst düzey kamu görevlilerinin, hem de Fransız işvereninin desteğini sağlar; Philippe Pétain’in işbirlikçi rejimine sımsıkı sarılan ve 80’li yıllarda Saint-Simon Vakfı çevresinde yeniden oluşturulan sosyolojik ittifaktır bu.

 

Haziran 2018’de Milli Eğitim ve Gençlik Bakanı Jean-Michel Blanquer, Henri de Castries’in önerisiyle bu kez İtalya’da toplanan Bilderberg’in yıllık toplantısına davet edilir. Anayasa hukuku uzmanı olan bu hukukçu, hiçbir zaman siyaset bilimi ve pedagojiyi birbirinden ayrı ele almamıştır. Eğitim Bakanlığının üç merkez müdüründen biri olmuş, ardından saygın Ekonomi ve Ticaret Bilimleri Yüksek Okulu’nun (ESSEC) müdürlüğünü yapmıştır. İnstitut Montaigne bünyesinde sık sık görüştüğü Castries’i uzun zamandan beri tanıyordu.

 

Fransa’da Sarı Yelekliler krizi başladığında [12], sorunun derin olduğu ve mali küreselleşme sorgulanmaksızın çözülemeyeceği hızla anlaşıldı ki bunu Cumhurbaşkanının yapması mümkün değildir. Seçim kampanyası boyunca, New York’taki bir akşam yemeği sırasında ekonominin finansallaşmasını yargılayarak bağışçılarını şaşırtmıştı. Bu, seçim söylemiydi. Kravis’ler tarafından yeniden ele alındı: finansallaşma, bugünkü hallerini borçlu oldukları « kaldıraçlı satın alımlara » (leveraged buy-out) izin veren şeydir.

 

Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Macron’ın, Sarı Yelekliler karşısında, önümüzdeki seçimler (kaybedileceği kesin olan Mayıs 2019 Avrupa Parlamentosu seçimleri) sırasında kefaret olarak Başbakanını kurban etmesi gerekmektedir. Ama beş ay daha dayanması gerekmesi gerçeği dışında, yerine kimi koyacak? Seçim kampanyasının finansmanı ve Başbakanını tercih hakkını NATO’ya borçlu olunca, İttifakı dikkate almaksızın yerine bir başkasının getirilmesi düşünülemez. Bu göreve en uygun aday Jean-Michel Blanquer olacaktır.

 

Çeviri: Osman Soysal.  

 

Voltairenet.org’dan.