Salı , 16 Temmuz 2019

Cezayir seçimlerinin ertelenmesi ve Brahimi bombası Khalida Bouredji

1992’de, yeni bir ekip, İslamcı terörizmle kendi tarzıyla başa çıkabilmek için Cezayir’de iktidarı ele geçirdi. Bugün bu ekip, halkın gösterileriyle köşeye kıstırılınca, bir yandan kalmaya çalışmaktadır.iktidara gelmesine yardımcı olan Lakhdar Brahimi ve diğer yandan hükümet darbesine meşruluk kazandıran FİS teröristleriyle bir mengene oluşturarak ayakta kalmaya çalışmaktadır.

Lakhdar Brahimi, 1992 yılında çok partili yaşama geçişi sağlayan Cumhurbaşkanı Şadli Bencedid’i görevden alan, İslamcıların kazanmış oldukları yerel seçimleri iptal eden ve iktidara Abdülaziz Buteflika’yı yerleştiren Yüksek Güvenlik Konseyi’nin 10 üyesinden biriydi. Bugün 85 yaşında olan Brahimi, 82 yaşındaki aynı Buteflika tarafından, demokrasiye geçiş sürecini yönetecek olan, yirmi yıldır duyurulan ve gençliğin sabırsızlıkla beklediği Ulusal Konferans’ın başkanı olarak görevlendirildi.

Gerçeğin aksine, Cezayir haber ajansları ve televizyon kanalları, yakın zaman önce Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika’nın yazdığı iddia edilen ve cumhurbaşkanlığı yarışından geri çekildiğini ve bakanlar kurulu değişikliğini duyuran « mektup » [1] sonrasında, Cezayir sokaklarında sevinç gösterileri yapan göstericilerin görüntülerini yayınlandı.

Aslında binlerce Cezayirli « mektup »a karşı düzenlenen gösterilere katılmak için Cuma gününü bekleyemedi ve sevinçlerini göstermek için değil ama protesto etmek için sokakları doldurdu.

Basına göre sağlığı yerinde olan ve « rutin » testlerden sonra Cenevre’den dönen bu cumhurbaşkanı hala kendini göstermedi. Buteflika, aşağıdaki bilgileri içeren yaklaşık 1 000 sözcükten oluşan bir mesaj gönderdi:

Ağustos 2014’te, FİS’in silahlı kolunun lideri Madani Mezrag’a Cezayir’de bir eğitim kampı kurmasına izni verildi. 2016’da, Ahmet Uyahya (Başbakan olarak atanmasından hemen önce) tarafından resmen kabul edildi, ardından medyalarda boy göstermedi. Bugün Cumhurbaşkanı Buteflika’nın onayıyla sahneye geri dönmüştür.

Çok sayıda Cezayirli, Cumhurbaşkanı Buteflika’nın radikal İslamcı parti İslami Selamet Cephesi’ne –FİS– (1990 yılların başında devlete ve halka karşı silah kullanan), « Milli Mutabakat » tarafından tanınanlarla aynı özel ayrıcalıkları tanıdığını bilmemektedir.

Bu parti, Buteflika’nın saltanatına karşı çıkacak her türlü hareketi yıldırmak için yıllar boyunca gizlediği bir bombalı saattir. Özetle ya rejim, ya da terörizm, yani ya veba ya da kolera arasında tercih yapılması istenmektedir.

« Sivil Milli Mutabakat » İslamcı teröristlerin affedilmesini öngörmektedir. Sivil yaşama geri dönmelerine izin verilecektir, ama siyasete değil.

İslami Selamet Ordusunun (AİS) –yani FİS’in silahlı kolu– yöneticilerinden biri olan Madani Mezrag, her ne kadar partisi yasal olmasa da, Cumhurbaşkanı Buteflika’nın, özel bir mutabakat kapsamında, kendisine siyaset yapma izni verdiğini açıkladı.

Yasaları çiğnemesi durumunda dahi ona arka çıkan, tümü rejime sadık ve himayesi altında faaliyet gösteren çok sayıda siyasi parti mevcuttur. Bu partilerin çok sayıda üyesi vardır, ama rejim bunlardan hiçbirine güvenmemektedir: faal tek gizli silahı hala FİS’tir.

Mezrag, Cumhurbaşkanı Buteflika ile arasında bir mutabakat var olduğu sürece, yasaların umursamadığını göstermektedir. Bu anlaşmanın sivil milli mutabakat yasasından üstün olduğunu belirtmektedir. Partisinin olayların kurbanı olduğunu ve « gasp edilen haklarını savunmak » için savaştığını, siyaset sahnesine geri dönmesinin engellenmesi durumunda bunu sürdürmeye hazır olduğunu söyleyerek, 1990’lı yıllarda silah kuşanmaktan pişmanlık duymadığını açıklamıştır.

Ancak bu 4 yıl önceydi, bu arada partisinde reform yapmamış ve resmi olarak herhangi bir girişimde bulunmamıştır.

Uygun zamanı kollamaktadır… Cezayir’de yasaların en son saygı gösterilen şey olduğu –bugüne kadar– göz önünde bulundurulursa, belki de çoktan zamanı gelmiştir.

Çeviri:  Osman Sosyal… Voltaire.org’dan…