Pazartesi , 5 Aralık 2022

YEREL EKOLOJİK MÜCADELELER VE DÖNEMLEŞTİRMELER – HAKAN YURDANUR

 

Yerel politik savunma doğanın da savunulmasını içine alan geniş bir hat çizer. Bu hat gereklidir ve önemi sürece yayıldıkça artacaktır. Ormanın kıymetini arttıran coğrafi konumu kadar onunla birlikte yaşayan ve etkileşim de bulunan tüm canlıların varlığıdır. Ormanı savunmak sadece bir savunudan çok daha fazlasıdır. Ormanla iç içe yaşanmış gelenekleri , kültürel ve tarihsel mirasları , törel birliktelikleri de savunmak , yaşatmak demektir.

   Her türlü yaşamı savunan bu görüş yerel toplumsal ilişkileri bir kez daha , ama farklı gözle okumayı gerektirmektedir. Orman – insan üzerinden yereli atlayıp genele ulaşmaya ve onun üzerinden okumalar yapmayı kestirmeci ve indirgemeci muhalif çıkmazı olarak gördüğümü belirtmeliyim.
   Bölgesel farklılaşmalar ekolojik mücadeleler de ivme kazandırıcı öneme sahiptir. Yerelin kendine ait olanı ve yaşanmışlıkları mücadeleyi hazırlama da ve hızlandırma da artı etkiler yaratmaktadır. Sadece o yöre de yaşayan bir canlının aynı zamanda ritüel gizler , töresel kıymetler taşıdığını bu anlamı ile yörenin kutsalı sayıldığını görüyor ve yaşıyoruz. Bu kutsala yapılan her saldırı yöre halkı için ciddi karşı refleks uyandırmakta ve örgütlü yapıyı harekete geçirebilmektedir.
   Hareketli sermaye , karşısında hareket etmeyen özneler / nesneler ister. Sermaye kendini genele , muhalif unsurları yerele indirger. Gerçeğe kendi gözüyle bakmayan , bakamayan muhalifler yereli bu anlamda küçümser , hatta engel olarak görürler. İnsanın haraketinin ( eylem – örgütlenme – kendini harekete geçirme …) sermaye karşısında bir güç olduğunu çözümleyemeyeceklerdir. Dışarıdan taşınanlar ile yereli harekete geçirmeye uğraşacaklardır. Dışarıdan taşınanlar  bazı tehlikeleri barındırsa da ( profesyonelleşme , bir örgüte monte etme , bilinci bir eşya gibi bir yerden bir yere taşıma…) olumlu yönlerini de görmek gerek. Başka bir şehirden yada köyden gelen kişi mücadele içinde insan – insan üzerinden şekillenen , orman savunusundan hareket eden ama orada kalmayan ilişkiler kurup geliştirecektir.
   Kapitalizmin her bölgeye uyguladığı iktisadi – siyasi – kültürel – ideolijik – ekolojik yaptırımlar farklılıklar gösterir , aynı şiddette olmayabilir. Bu nedenle her bölgenin reaksiyonu eş düzeyde şekillenmeyebilir. Daha az etkilenen bölgelerin daha az yada daha geç ses çıkarmasını ; mücadele zaafı yada eylemsizlik olarak görmemek gerekir.
   Yerelin ekoloji mücadelesi onun geçmiş yıllarda ki mücadele hafızasından bağımsız olamaz. Yıllarca süren ekonomik – siyasal – kültürel – ideolojik – ekolojik savaşımlar bir bütün olarak yörenin zihin haritasında yer edecektir. Bu yer etmeden sonra iktisadi etki sadece iktisadi etki olarak kalmaz , tüm kılcal damarlara kadar biraz önce söylediğim etkileşim bütünü olarak yayılır.
   Bir noktayı hatırlararak devam edelim. Ekoloji mücadelelerinin sabitliği ( bölgesel kalması ) yoğunluğunu arttırabilir. Ama hareketsiz kalması ( bölge dışına taşamaması ) bazı seyreltilmelere ve zaman içinde hareketin liderinin hareketin kendisi olamamasına yol açabilir. Ne olursa olsun yerel , çözümü de kendi içinde üretebilecek yeteneklere sahiptir. Örneğin ; orman yangınlarında söndürme aracını kendisinin üretmesi gibi… Bu da gösteriyor ki her eylem insanın kendisini yeniden tanıması , tanıtması , anlaması ve diğer insanları anlamlandırması için bir gelişim aşamasına denk gelmektedir.
    Gelelim başlığın ikinci kısmı olan dönemleştirmelere. Bilindiği gibi ekolojik kavramsallaştırmanın mücadele teorisi için 1970 ‘lerin başları işaret edilir. ( Tabiki her kesim için diyemeyiz. Genel ortalamadan bahsediyorum burada ) Bu tarih elbette bir tesadüf olamaz. Aynı yıllar kapitalizmin içine girdiği krizlerden ( hem iktisadi hem hegemonik ) çıkmak için yeni projeleri hayata geçirmeye hazılandığı ( neo – liberalizm ) yıllardı. Burada bir sorun var : Eğer kapitilizmi dönemlere ayırıp inceler ve her dönem için ayrı adlandırma ve anlama yolları öne sürersek bu vakit genel resimde kaymalar , hatalı teori ve pratik üretimler olur. Ayrıca hem dönemleştirmeyi katı ve indirgemeci iktadi ve tarihi yöntemlerle açıklarsak bu vakitte sorun çözüldüğünde ( kriz aşıldığında ) insan – toplum ve doğa içinde sorunlar çözüldü anlayışı hakim olmaya başlar.
   Ekoloji mücadele ve pratiğini dönemselleştirmek , bunu yaparken de sadece neo – liberal zorları ve dayatmaları refarans almak salt iktisadi indirgeme mantığına saplanmak demektir. Böyle olunca da siyasi – kültürel – ideolojik yapılar ya geri plana itilmekte yada toptan yok sayılmaktadır.
   İşte bu anlamı ile yerel mücadelelerin öneminin küçümsenmesi kaba iktisadi dönemleştirmeler ile yakından ilgilidir. Bu mantık yerel ile genel arasında ki geçiş evre ve aşamalarını önce ekonomik – politik – ekolojik çevreve de ele alıyormuş gibi görünse de zamanla politik süreç devre dışı bırakılmakta , ardından ekoloji mücadelesi ekonominin yasalarına teslim edilmektedir.
   Giderek daha fazla ve artan şiddette ortaklaştırılmış sömürü alanları , biçimlerine maruz kalıyoruz. Bu anlamı ile ortak sömürüye ortak mücadele ile karşı durmamız gerekmekte. Buda farklı hareketlerin yan yana gelebilmesi ile mümkün. Yan yana gelmek yukarıdan dayatma ile olmaz tam tersine bozulur. Katı bakış burda da devrededir. İktisadi zor burayı da ele geçirir. Düz mantık dikey yönlü ilerleyen mantığa bürünür. Neden sonuç ilişkisi evrensel yasalar da aranır ve bir çırpıda üretilir. Şip şak çözümler dahi yöneticilerin büyük meziyetidir…
   Kapitalizmi evrelerine ayırmak zaman ve mekan üstü tanımlamalar getirir ki , bu ortak mücadelelerin önünde ki en önemli engellerden bir tanesidir. Neo liberalizmin kendini mekanlar üstü olarak tanımlaması , zamanı öncesiz ve sonrasız ( kapitalizm insanlığın son aşamasıdır ) yapması demektir . Genel bir mekan tarifi üzerine kurulu neo liberal mantık için yerel önemsiz bir ayrıntıdan ibarettir. Yerel ile genel arasında ki ilişki de genelin belirleyiciliği altında ilerlemelidir. Eğer ekoloji mücadelesini neo liberalizmin bu şekilde ki tanımları üzerinden kurarsak çıkış yolu bulmakta bir hayli zorlanırız demektir. Yerelin salt ekonomik bağ ve ilişkilerden çok daha fazlasını taşıdığını ve ürettiğini ama genelle de bağının kopmaması gerektiğini unutmamak gerekli.
   Başladığımız gibi bitirelim. Kapitalizmin dönemselleştirilmesinin bir ürünü olarak mekan ve zamandan bağımsız tanımlanan neo liberal mantığa karşı yerelin politik savunusu doğanın da savunusu ve ortaklığı için büyük önem taşımaktadır.