Cuma , 24 Kasım 2017

ABD Merkez Komutanlığı ( Cent Com ) Tarihçe: “2014 – Suriyeli Terörist Grup IŞİD Irak’ı İşgal Ediyor” – Moon of Alabama

 

02 Nisan, 2016

ABD ordusunun önemli bir kısmı, onun gizli servisleri ve politikacıları, Irak ve Suriye’de İslam Devletinin yaratılmasında kendi kabahatlerinin olduğunu inkâr etmek istiyorlar. Bu yüzden tarihsel gerçeklikleri aşırı bir şekilde tahrif etmeyi çare olarak görüyorlar. Kendi hatalarını tamamen yok sayan fantastik hikayeler uyduruyorlar.

 

ABD Merkez Komutanlığı, IŞİD’e karşı savaşmak amacıyla çeşitli ülkelerin askerlerinden oluşan bir koalisyon kurdu. Bu operasyon, taktıkları “Doğal Kararlılık” adıyla biliniyor. CentCom, operasyonun propagandasını yapan bir internet sitesi kurdu. Bu siteye ilişkin bir sayfada IŞİD’in “Tarihçesini” bulduk:

 

TARİHÇE

 

2014 yazında, Suriye iç savaşının yarattığı kaos esnasında doğan yeni bir terörist grup, Suriye-Irak sınırına saldırdı ve Fırat Vadisi ve Kuzey Irak’ta geniş bir alanı ele geçirdi. Yazın sonuna kadar Bağdat’ın kendisi de ID tarafından tehdit edilecek gibi görünüyordu.

 

Bu yalnızca hakikatten uzak bir yaklaşım olmanın ötesinde, asıl olan biteni inkâr etmek ve çarpıtmak amacıyla uydurulmuş rezil bir kurgudur. Bir kere, IŞİD Suriye’de değil Irak’ta yaratıldı, 2014’ten çok önceleri hayattaydı. Ayrıca mevcudiyeti açısından Suriye ile savaşarak yapacağı bir şey yok. IŞİD’in bir şekilde  Suriye’de doğup 2014’de Irak’ı işgal ettiğini ifade etmek, Hitler’in 1944’de Almanya’yı işgal ettiğini iddia etmeye benziyor.

IŞİD, ABD’nin Irak’a karşı savaşı yüzünden yaratıldı. IŞİD’in önde gelen üyeleri ve El-Kaide’nin Irak’taki eski savaşçıları birbirlerini buldular ve 2006 yılında ABD’nin Irak’taki Kamp Buka hapishanesinde IŞİD halifeliğini yaratmanın planlarını yaptılar:

 

CBS News’in araştırmasına göre, aralarında ileride örgütün lideri olacak olan Ebu Bekir El Bağdadi’nin de bulunduğu  IŞİD liderlerinden en az on ikisi Kamp Buka’da hapis yattı. CBS News, sözü edilen kişilerden  onunun, Buka’nın sarı cezaevi tulumları içindeki fotoğraflarını buldu.

Patrick Skinner; ” Kanımca, 2010’dan sonra IŞİD’in çığ gibi büyümesinin altında yatan ana sebeplerden birinin Buka olduğu inkâr edilemez. Buluştukları ve plan yaptıkları yer orasıdır,” diyor.

Skinner Soufan Group ile çalışmaktadır ve Irak’ta zaman geçirmiş CIA’in eski bir operasyon subayıdır.

IŞİD’in, Suriye’deki savaştan yıllar önce Irak’ta doğduğu su götürmez bir gerçektir:

Ekim 2006 – El Kâide lideri  Ebu Eyyup el-Masri, Irak İslam Devleti’nin ( IİD ) doğduğunu ilan ediyor ve Ebu Ömer el- Bağdadi’yi de lider tayin ediyor.

Nisan 2010 – Ebu Ömer el- Bağdadi’nin ardından, Ebu Bekir el- Bağdadi IİD’in lideri oluyor ve Ebu Eyyup el- Masri, ABD ve Irak’ın müşterek bir operasyonunda öldürülüyor.

Nisan 2013 – IİD, Suriye’deki el-Kâide destekli el-Nusra cephesini de kendi saflarına kattığını ilan ediyor. El- Bağdadi, bundan böyle grubunun artık Irak Şam İslam Devleti ( IŞİD ) olarak bilineceğini söylüyor. El- Nusra Cephesi lideri Ebu Muhammet el-Cevlani, IŞİD’in kendi grubuyla birleşme girişimini kabul etmiyor.

CNN’in yukarıdaki tarih cetveli; Suriye’de ilk eylemlerin başlamasından çok uzun zaman önce gizlice oluşturulmuş El-Kaide hücrelerini yeniden örgütlemek üzere, El-Nusra lideri Ebu Muhammet el- Cevlani’nin, el-Bağdadi tarafından Irak’tan Suriye’ye gönderildiği 2011 yılını atlıyor. Aynı zamanda Kamp Buka’da hapis yatan El-Cevlani, Suriye hükümetine karşı ilk eylemlerin henüz başladığı tarih olan Mart 2011’de Suriye’ye geldi:

 

Ürdün’ün ultra-ortodoks, yasaklı selefi hareketinin bir lideri; el-Zerkavi ile birleşerek örgütle bağlantı kuran el- Kaide casusu Abu Jleibeen ile el-Golani’yi Suriye’ye, savaşmak için el- Bağdadi’nin gönderdiğini söyledi, ..

Suriye’de daha “devrim” başlamadan önce, Ahrar uş-Şam gibi El Nusra Cephesinin hücreleri de, gizlice kendilerini oluşturuyordu:

Ebu Zeyd;  Suriye devriminin başlangıcı sayılan, güneydeki tarım şehri Dera’da gerçekleşen protestoların gerçekleştiği 15 Mart 2011 tarihinden çok önce, ‘Mısır devriminin hemen ardından’  Ahrar’ın, askeri birliklerini oluşturmaya başladığını ifade etti.

Amerikan Merkez Komutanlığının yaptığı gibi, İslam  Devletinin her nasılsa Suriye’de doğduğunu iddia etmek gerçekte olanın tam tersini iddia etmektir. Bağdadi’nin idaresi altındaki İslam Devleti, Suriye Devletine karşı yürütülen “devrimi” desteklemek için savaşçılarını ve liderlerini Suriye’ye gönderdi. IŞİD’in dini ve felsefi temelleri; Irak ya da Suriye kökenli olmayıp Suudi kökenli olan Vahhabiliğe dayanmaktadır.

“Renkli devrim” adı altında Suriye’de savaşa girişen CIA elemanları ve ABD’li politikacılar tarafından bir başka masal daha üretildi. CBS’in düzmece haberine hayretler içinde kalarak tanıklık ettik: Obama IŞİD’i Durdurabilecek CIA Planını Reddetti: Resmi Kaynaklar

 

ABD’nin eski ve şu anki resmi yetkililerinin NBC News’e anlattıklarına göre; CIA 2012 yılında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı iktidardan uzaklaştırmak amacıyla, ayrıntılı ve gizli bir plan hazırladı ancak bu plan Obama’nın onayından geçmedi.

Eski resmi yetkililer; “Petraeus[ CIA’in başkanı] ve bahsi geçen planı destekleyen diğerlerine göre; bu planla IŞİD’in yükselişinin, Esad’ın kimyasal silah kullanımının, Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı mülteci krizinin ve o günden bugüne meydana gelen on binlerce sivilin ölmesinin önüne geçilebilecekti”, diyorlar.

Halbuki Suriye hükümetinin yıkılması kaosu daha da büyütürdü. O dönemde, Suriye’de El Nusra Cephesi olarak zaten kurulmuş olan İslam Devleti Şam’ı alır ve üstünlüğü ele geçirirdi. Bunun dışındaki her fikir; Ahrar, Nusra ve IŞİD gibi Tekfiri grupların, ABD’nin doğrudan desteklediği “ılımlı” cihatçı isyancılara kıyasla daima daha üstün bir askeri güce sahip olduğu gerçeğini göz ardı eden hüsnü kuruntulardan ibarettir. CBS’in, gizli eylem planının orijinal yazarı eski bir CIA elemanıyla ilgili bir yayını mevcut. Bu kişi, CBS’in haberde iddia ettiklerine katılmıyor gibi görünüyor:

“Geriye dönüp baktığımda” diyor Laux, “Ne benim ne de bir başkasının planı IŞİD’in ilerlemesini durdurabilir ve Suriye’deki kanlı iç savaşı sona erdirebilirdi. Çünkü ortada ılımlı grup diye bir şey yoktu.”

IŞİD’le savaşması gereken Merkez Komutanlığın; kendi ürettiği, IŞİD’in Suriye’de doğduğuna dair propagandaya kendisinin de inanma olasılığının bulunduğunu akla getirmek bile korkunç. Çünkü, IŞİD’in asıl köklerinin ne olduğunu bilmeyenin, IŞİD’e karşı  savaşta başarı kazanma şansı yoktur: ABD’nin Irak’a karşı savaşı ve Merkez Komutanlığın bu savaşta gösterdiği cahilce ve son derece yetersiz  performanstan anladığımız budur.

 

 

Çeviri: Özgür Girişen