Cuma , 24 Kasım 2017

Savaş Tanrısı Amerika’da – Robert Koehler

Savaş Tanrısı Ares (Mars) *; işte orada!ABD’nin büyük kentlerinden birisi olan Dallas’a,şehir garımahalline kadar gelmiş, her türlü cezai yaptırımdan muaf olarak, düşmanını imha etmek üzere tahtını kurmuş bekliyor. Mitoloji literatürününen vurdumduymaz veen sapkın Tanrısı; Savaş Tanrısı Ares. Şimdilik sadece Başkan Obama’yı dinlemekle yetiniyor:

«Konunun tanımı gereği», size hiç bir şekilde tehdit olmayan insanları vurmaya kalkarsanız, – (yani, ülkenize gelmiş masum) yabancıları – bu durumda, zihinsel bir sorununuz olduğu anlamına gelir. Kim böylesi bir olayın olmasını teşvik eder? Kim böylesi bir ruh halini besler? Hangi bir olgu size tehdit olmayan insanları vurma öfkenizin fitilini ateşlemesini hızlandırır? Böylesi bir ruh haline sahip insanları, bu türden vakaları incelemekle meşgul, işin erbabı psikologlara havale ediyorum.

Ben çığlık atarken, lütfen, bağışlayın beni. Kamuoyuna sunulan gündemdeki haberler ve meydana geliş sebepleri derinlerdeki karanlık mahfillerde kalmış olaylar vatandaş tarafındanabzorbeedilirlerken, diğer yandan,insanoğlunun doğasından gelen çığlık atma duygusuda kayboluyor. Amerika Birleşik Devletlerine (ABD) ne oluyor? Yeryüzü gezegeninde ne türden olaylar meydan geliyor?  Dünyanın şu anda içinde bulunduğu ruh halini ifade etmek için kelime hazinemiz bazenkâfi gelmeyebiliyor. Ancak, mevcut kelime hazinemiz, yaşanan olayların aslında neler olduklarını bize tanımlamak üzere, gelişme kaydetmek yolunda ilerliyor.

Başkan Obama’nın, Micah Johnson adlı şahsın geçen hafta beş (5) polis memurunu vurma olayını kınayan açıklamasını yayınlayan New York Times gazetesinin durumu, katilin yerine getirdiği askeri görevi ve görünüşe bakılırsa,insani bir hayatın tüketilmesi üzerine kurulu askeri zihniyeti ifade eder nitelikte. Sunulan hikâyeye göre “Johnson,Ordu İhtiyat Teşkilatındayurt dışı görevi sırasında aşağılanmasından sonra aldığı izin süresindeAmerika’ya dönmüştür. Ve daha sonra yaşamakta olduğu yerin arka bahçesinde askeri tarzda tatbikat eğitimine kendisi devam etmiş, dövüş sanatı ve gelişmiş silahları kullanma eğitimini veren bir spor tesisine kaydolmuştur”.

CBS News’in verdiği habere göre “MicahJohnson silah yığınağı yapmak ve patlayıcı madde üretimi içingerekli olan malzemeyitoplamak” amacıyla son iki yılını vermiştir. JoshuaHolland’ınhaftalık yayınlanan TheNation dergisindedaha yakınlarda çıkanyazısında belirtildiği gibi “Johnson, WayneLaPierre’in tanımlamasıyla, eli silahlı iyi bir çocuk, sabıka kaydı olmayan savaş gazisi iyi bir adamdı” diyebilirsiniz.

Ve geçen Perşembe günü Johsonkurşungeçirmez yelek giyerek, askeri tarzda en az bir silah alarak, sokaktan geçen 12 kişiyi vurmuştu. Dallas Emniyet MüdürüDavid Brown, müfettişlerin araştırmalarına dayanarak, yaptığı açıklamada “MicahJohnson’un daha başka planları da vardı; yaptıklarının doğru olduğuna inanıyordu ve asıl hedefinin kanuna göre görev ifa eden güvenlik  güçleri olduğunu düşünüyorum. Johnson, kendi mantığına göre, kanuna dayanarak, farklı ten rengine sahip insanları cezalandırmak üzere bedelini bize ödetmeye çalışıyordu” diye ifade ediyor.

MicahJohnson’un, ABD Anayasasında İkinci Yasama Değişikliğine**(TheSeconAmendment/ Amendment II) inanan müminler tanımına gerçekten uygun düştüğü söylenebilir; hükümetin zulmüne karşı mücadele veren silahlı bir vatansever cephesi yükseliyor.Savaş Tanrısı;  Ares, artık Dallas’ta, işte orada, şehir oto garı mahalline kadar gelmiş, tahtına kurulmuş bekliyor. …

Delilik hali zirve yapıyor. ABD yönetimi sonu gelmez bir savaşa kaptırmış gidiyor. ABD savunma bütçesi her haliyle devasa boyutlarda. Ülke içi bir yıllık örtülü harcama kalemlerini aşan, trilyon dolarlar tutarı dolaylarında. Başkanlık seçimlerinde adaylığını koyansiyasiler de dahil, herhangi bir politikacı tarafından hiçbir zaman kamuoyuna açıklanmayan savunma harcama rakamları..

Savaş olgusu; insanlığın kolektif zihin dünyasına hâkim olmayı sürdürmek ve gelecekte daha fazla yeni savaşların meydana gelme şartlarını hazırlamaktan başka hiçbir şey kazandırmaz. Savaş olgusunu besleyen şey Uluslararası İlişkiler alan çalışmalarıdır: Bu alanın mantığına göre düşmanımız şeytandır ve bu iblisi öldürmek (veya bu şeytanı yok etme yolunda ölmek) kazanılacak zaferin özü oluyor. Herkes zafer için ölümü göze alır. Zafer kazanma yolunda yapılaması gereken tek şey; şeytan olarak görülen kişiyi (topluluğu)öldürmek oluyor. Zafer kazanma konusu aynı zamanda kitlesel eğlence konseptimizin ve video oyunlarımızın temasını teşkil eder hale gelmiştir. Yine yaşanan olaylardan anlaşıldığına göre, Micah Johnson’un yapmış olduğu gibi, bir kişinin daha ergenlik çağında hayatını orduya adaması için zafer kazanma duygusu cazip gelen bir tuzak oluyor.

The Times gazetesinde yer alanhabere göre Johnson askerlik mesleğinde başarılı olamadığı bilgisi veriliyor:Denizaşırı bir coğrafya olan Afganistan’da görevde iken, aynı birlikte görev yapan bir kadınmeslektaşı Johnson’un kendisine cinsel tacizde bulunduğu suçlamasını getirmiştir. Görev yapmakta olduğu Ordu yetkilileri MicahJohnson’unaskerlikten ayrılması kararını aldıkları zaman, Johnson daha bir duruşma yapılmışken küçük bir ceza alma karşılığında haklarından feragat etmiştir.

The Times gazetesine verilen hikâyeye göre Micah Johnson’ın aslında iyi bir kurum olan Orduda görev yapan kötü bir asker olduğu ima edilerek, konunun kapatılması yoluna gidilmiştir. Oysa meslekte başarı kazanmak ve cinsel saldırı olayı arasında kalıcı yanı olan bağlantı durumları var. NanLevinson’un daha yakınlarda WavingNonviolance Web sayfasında yazdığı gibi: “Pentagon tarafından yayınlanan kurumsal değerlendirmeye göre, geçen mali yıl süresi için yapılan kurum içi olay tespitlerinde,ABD Ordusunda görev yapan insanlar arasında 20.300 cinsel taciz olayı meydana gelmiştir. Yaklaşık olarak dörtte bir oranında, bildirilen cinsel taciz olaylarından 6.083 vaka.

Bu yazıda üzerine vurgu yapılan husus; her türlü kitlesel ölüm olaylarından sonra yapılan ulusal ritüel törenleriyleöldürme olayını gerçekleştiren kişiyi izole etmek durumu, katil olarak sunulan kişinin garabeti ve o kişinin aslında normal bir insan olma yolunda gösterdiği yetersizlik çabası iddiasının ön plana çıkarılması: Yani, Başkan Obama’nın açıklamasında ifade edildiği gibi, katil olarak görülen kişinin “zihin dünyasında kopan fırtınalar”. Oysa kitlesel katliam olaylarınıı yapanların içinde bulundukları ruh haliaynı zamanda bizim temel milli değerlerimize karşılık gelir. MicahJonson’un zihin dünyası aslında askerlik görevinin ifası sırasında aşılanan mümkün olduğu kadar fazla oranda düşman kişilerin canını almaya devam etmek duygusu sonucunun göstergesi olan milli savunma kolektif zihin dünyamızdan daha sorunlu bir ruh hali değildir: Kişinin bu zihinsel dünyası, içinde bulunduğu dönemde, örneğin askerlik görevi veya mesleğinin ifası sırasında,hedef almak üzere seçilen kişileri canavar şeklinde göstermek ve yok edilmesi gerek düşman varlık olarak tanımlamak. Ve sonraki süreçte ise mümkün olan en fazla sayıda düşmanı yok etmek.

Askerlik görevini ifa dönemi tamamıyla insani olmayan bir süreçtir. Çünkü savaş halindeykenbize kişisel olarak hiçbir zararı olmayan insanları öldürürüz; öldürmek üzere nişan aldığımız insanlar sadece taşıdıkları üniforma gereği veya yalnızca düşman olarak kabul ettiğimiz topraklarda olmaları nedeniyle karşımızdalar. İşte tam da bu aşamada, insanlık açısından görülen en büyük yanlışlık, bizim düşman olarak gördüğümüz insanları yok etmek üzere gösterdiğimiz çabadır.

Savunma Bakanlığının sağladığı gölge altında görev ifa edilirken, savaş olgusunun hiçbir zaman ortadan kalkma ihtimalinin olmaması nedeniyle, dünyanın en güçlü devleti olan ABD sınırları dâhilinde yaşadığımız takdirde ancak tam güvenlik içinde yaşayacağımız duygusunu bize sağlayan ABD Anayasasında İkinci Yasama Değişikliği(The Second Amendment) hükümleri gereği pusuda bekliyoruz. Bu anlamda kötü niyetli kişiler her yerde varlar ve bundan dolayı da her zaman kendimizi savunma ihtiyacı duyarız. İşte bu sosyal durumdan dolayı Micah Johnson gibi vatandaşların ve kamuoyunun yakından tanıdığı diğer birçok başka insanların kitlesel cinayet işlemelerine tanıklık ediyoruz. Arzu edilmeyen bütün sosyal olayların gelişmesine, bir de giderek daha fazla militarizeolan Polis İdaresini, ten rengi bizden farklı olan insanlara karşı de facto/fiili olarak açılan savaşın sürdürülmesi konusunu, şimdilerde içinde bulunduğumuz ruh halimizi, karşımızdakine şiddet uygulama potansiyelini taşıyan davranışına sahip olduğumuzu gösteren durumları da ilave edebiliriz.

Bütün bu sorunlara bir çözüm yolu bulmak üzere insanlığın karşı karşıyı olduğu bir kavşaktayız; Savaşı sürdürmenin çok ötesinde alternatifi bir yol bulmayı düşünmek: Bundan böyle daha fazla yas tutmak zorunda kalmamak, “Yaradan’ın insanoğluna bahşettiği” olağan bir yaşam süresini reva görmeyip, insan ömrünü kısaltmak anlamına gelen savaş olgusu nedeniyle insanoğlunun gelecekte de daha fazla kederlenmemesi için; diğer insanları birer canavar haline getiren savaşı reddetmek.

Gelişmiş güçlü silahlara sahip olduğumuz zaman başka insanları, insanlık sıfatından çıkarıp, birer cani haline getirmek pek de zor bir iş olmasa gerek.

 

Çeviren: Nizamettin Karabenk

 

Kaynak: http://www.counterpunch.org/2016/07/15/the-god-of-war/

 

* Eski Yunan Mitolojisinde Savaş TanrısıAres; Roma Mitolojisine Mars olarak geçmiştir. Çeviri metindeeski Yunan versiyonu olan Ares tercih edilmiştir.

** ABD Anayasasında İkinci Yasama Değişikliği (The Second Amendment) kolluk kuvvetinin nefsi müdafaası amacıyla silah taşıma veya silah kullanma hakkını vermek üzere15 Aralık 1791’de yürürlüğe konulmuştur.