Cuma , 25 Eylül 2020

META FAŞİZMİN DİLİ – HAKAN YURDANUR

Kurumları yıpranmayan , hassas çizgileri olan , durmadan yoluna devam eden , yerli , tekçi , milli şeyhli.. İyide bu dil neyin dili ? Bu dil ; sermayenin güncellenmiş ihtiyaçları için ürettiği ” neo liberal faşist bir dildir”. Bu dilin ekonomiside ” meta faşizmidir”.

Bu dil ucuz maliyetli , kolay alınıp satılan , hızlıca pazarlanan , ihtiyaçlara göre anında şekil değiştiren , kdv – ötv – vergileri içermeyen bir yapıdadır. Irkçı , ayrımcı , ötekileştirici , cinsiyetçi , çevre – doğa , insan – hayvan düşmanı , kutsal tecavüzcü bu dil emredicidir. Hazırolda dinlenirse çok sevinir !

Sokaktaki insan yaşadığı ve karşılaştığı sorunları önce kadere , olmazsa çevresine , en sonundada dış güçlere bağladığı andan itibaren sağ radikal gerici faşist unsurların etkisi altında kendisini huzurlu , mutlu , güvende hissetmekte. Fakat bu huzur , mutluluk ve güvenin yansıdığı ” güzel ayna ” bize tam tersini söylemekte , göstermekte : kadının karşısında erkekten , siyah ırkın karşısında beyaz adamdan , ağacın karşısında baltadan , sokak hayvanlarının karşısında onlara verilen zehirli etten , gölün – derenin karşısında onu kirleten kapitalist şirketten , ezilen kimlikler karşısında onu ezenden … kısacası , yaşamın karşısında ölümden yana olan bu sistem , kasap dükkanındaki tezgahtan farksızdır !

Kapitalizm değişim değeri temelli , sınırsız meta üretiminin örgütlenmiş hali ise , bu örgütlenmenin ideolojik meta olarak sunulma biçimide ” dilidir “. Kısaca şunu söylemek istiyorum : değişim değerli metanın taşıyıcısı “para ” ise , faşist değerlere bürünmüş ideolojik metanın omuzlayıcısıda ” dilidir”.

Meta faşizmin dili tüketicidir . Örgütlenmiş israf ekonomisinin anlatıcısıdır : peşkeş çekmenin , zimmete para geçirmenin , adam kayırmanın , rant uğruna orman yakmanın , hazineyi hortumlamanın…  ve tüm bunlarıda vatan – millet uğruna yaptığını anlatmanın adıdır ! Bu dilin üretici olduğu alanlarda var : sahtekarlıkla , kandırmaca ve hokkabazlıkla yalanı üretmesi gibi. Bu alanda son dönem için geliştirilmiş etkili silahlardan biriside istatistik. Filozofun dediği gibi ” gerçekleri biliyorsanız , yalanları dinlemek eğlendiricidir “. Eğlenmek için rakamlara bakmanız yeterli.

Neo liberal tekelci sermayenin ne mavi vatanı vardır nede yeşil memleketi. Başka gezegenleri işgal etmek isteyen bu anlayış gözünü önce aya , sonra güneşe çevirmiş durumda. Fikret Başkaya 4Hocamızında söylediği gibi ” güneşi dahi özelleştirmek isteyen , gözü dönmüş bu sistem ” ideolojik varlığını dilin taşıyıcılığında her gün var etmekte. Oluşan bu ” ben ” dili hem inkarcı hemde biat ettiricidir.

Donmuş ilişkiler ağı , vurdumduymazlık , parçalanmış değersizleştirme , politik utangaçlık , siyaseti sadece devlet kapısında maaşlı iş bulmaya indirgemiş zihniyetin akıl kıvrımları arasında , meta faşist dil kendisine mükemmel yetişme , çoğalma imkanı bulur. Bu çoğalma imkanlarında , söz savunmanın değil avunmanındır ! Akıl tutulmasını vicdanın yok olması ve nihayetinde onuda emanet kasalara terk edilmiş bedenlerin buharlaşması izler.

Meta faşizmin dili gündelik konuşmalarada sınırlar koyar. ” Aynen ” gibi , çilingir yapıya sahip fakat anahtarının evde unutulduğu bir kelimeyi gündelik sözün her yerine sokar. Neredeyse her cümlenin başında yada sonunda – kafa sallama eylemi – ile yapışık ikiz gibi konan bu kelime ; düşünmeyi , algılamayı , yorumlamayı , çözümlemeyi vd sıradanlaştırır , hiçleştirir , kolaycılaştırır.

Günümüzde devlet insanı kuşatmıyor , insan devleti içine alıyor. Kelimenin tam anlamı ile ” içine devlet kaçıyor “. Bu devletin organlarından birisi olan parlementodaki  siyasi partilerde ( bir kaçı hariç ) ortak dilin etrafında önce birleşiyor , sonra birbirine benziyor , en sonundada hiçleşiyorlar. Bu hiçleşme sonunda da siyasi partiler birer devlet dairesi olup çıkıyor.

Sermayenin kültürel mantığı içinde güncellenmiş meta faşist dil , geçmişi yarına , yarınıda belirsizliğe taşırken “bugünü ” hafızalardan silmekle uğraşmakta. Silinen bu gündede meta faşizm sıradan bir aşırılık olarak görülmekte. Bu günü silinen ve donmuş inşaat malzemesinden farkı kalmayan büyük insanlığın buzlarını , sozyalizmin bahar güneşi çözecektir.