Salı , 6 Aralık 2022

Teknoloji Her Derdin Devası Mı? Cengiz Başkaya

 

 

 

 

Cengiz Başkaya

 

Teknoloji hayatı kolaylaştıran birçok faydalar ve çözümler sağlıyor. Fakat doğanın şaşmayan, asla değişmeyen bir kuralı var, hiçbir yararın bedelsiz olmaması. İnsan türü bütün doğal sistemleri kendi yararı için değiştirip dönüştürmeye hakkı olduğunu zannediyor. Dinlerin dünyanın, hattâ evrenin insanlar için yaratıldığını vaz etmesi de bu düşünceyi destekliyor.

 

Homo sapiensin dünyaya yayılmaya başlamasından sonraki birkaç yüz bin yılda doğaya etkileri çok az oldu. Tarım tekniklerinin kullanılmaya başlaması ve göçebelikten yerleşik topluma geçilmesi, şehirlerin kurulması çevrenin ve doğanın dönüştürülmesini kısmen arttırsa da bu etki fazla yıkıcı olmadı. Son iki yüz yıl içinde endüstri devrimi ve özellikle son elli yılda ortaya çıkan teknolojik gelişmeler doğa yıkımını en üst seviyeye çıkardı. Artık canlı türlerinin kitlesel yok oluşu dönemine girildi. Bilinen beş kitlesel yok oluşu doğal nedenlere bağlıydı. Altıncısı tümüyle insan türünün sebep olduğu bir yıkım olacak.

 

Ulaşımı kolaylaştıran ve hızlandıran teknolojiler ağır bedellere mâl oldu. Muazzam ölçülerde fosil yakıt kullanımı, yolların, otoyolların yapımı için kullanılan kaynaklar, milyarlarca araç için gereken madencilik, metalin işlenmesi sırasında harcanan enerji, toprağın, suyun, havanın kirlenmesi. Kural olarak hız arttıkça çevresel etki artıyor. Bu nedenle hava taşımacılığı en çok enerji tüketen, en çok kirleten çözüm oluyor.

 

Kayıtsız şartsız teknoloji karşıtlığı doğru değil. Sorun teknolojinin hangi amaçla kullanıldığı, yarar-zarar ilişkisinde ibrenin hangi tarafa döndüğü.  Aynı biçimde teknoloji fetişizmi de yanlış. Yaygın bir kabul, teknolojinin yarattığı sorunları yine teknolojinin çözeceği. Uygulamada çoğu kez bir yanlışı başka bir yanlışla düzeltme söz konusu oluyor. Buna endüstriyel tarımın ve biyoteknolojinin bazı yöntemleri örnek gösterilebilir. Yabani otları öldürecek bir zehir üretilir Doğal olarak bu zehir ekilecek ürünü de öldürecektir. Çözüm tohumu zehire dirençli hale getirecek bir gen ekleyerek bulunuyor. Sonuç hiç de iddia edildiği gibi olmuyor. Zehire dirençli yabani otlar ortaya çıkıyor. Birçok bitki türü yok oluyor. Kazançlı çıkan sadece ot zehirini üreten ve genetik modifiye tohumun üreticiye her yıl satılmasını garanti eden tohum üretici şirketler oluyor. Zehiri uygulayan çiftçiler ve tarım işcileri kansere ve çeşitli hastalıklara yakalanıyor. Bu aşamada da kemoterapi devreye giriyor.

 

Fabrika hayvancılıkta dar alanlarda çok sayıda hayvanın bir arada bulunması kural ve ekonomik akla uygun. Bu durumda enfeksiyon kaçınılmaz hale geliyor. Yöntemin yarattığı sorunun çözümü yine teknolojiden beklenecektir. Sürekli olarak ve bol miktarda antibiyotik uygulanır. Et, süt ve yumurta tüketen insanlar her defasında az miktarda antibiyotik alırlar. Antibiyotiğe direnç gelişir. Ciddi enfeksiyonlar tedavi edilemez hale gelir. Çözüm yine teknolojidedir. Daha güçlü antibiyotikler üretilir. Bu döngü sürüp gider.

 

Biyoteknoloji sığırların hızla kilo alması için sentetik sığır büyüme hormonunu üretti. Danalar formül yemler ve hormon yüklemesiyle 12 aylıkken bir tondan fazla ağırlığa erişebiliyorlar. Bu hormon ineklerin günlük süt verimini 40-45 litreye kadar arttırıyor. Bu verimin bedeli olağan koşullarda 20 yıl ömrü olan hayvanın beş yaşında tükenmesi oluyor. Bu hayvanların et ve sütünü tüketen kişilerde meme, kolon ve prostat kanseri riski artıyor (1)

 

Birim alanda daha yüksek verim sağlayacağı iddiasıyla genetik modifiye tohumlar üretilip, baskıyla çıkarılan tohum yasalarıyla satın alınması zorunlu hale getiriliyor. Ne var ki bu modifiye türler yerel türler gibi zararlılara dirençli değil. Bu nedenle bolca pestisit uygulanıyor. Arılar ve tozlaşmayı sağlayan faydalı böcekler ölüyor. Meydan pestisitlere direnç kazanan zararlılara kalıyor. Çözüm yine teknolojidedir. Daha güçlü zehirler üretilir. Tekelleşmış endüstriyel tarım ve biyofarma şirketleri için bu çok kazançlı döngü sürüp gider. Sular, toprak ve hava kalıcı olarak zehirlenir. Teknoloji çözdüğü sorundan çok daha fazla sorun üretmiş olur.

 

Giderek artan sıcaklardan kaçınmanın en iyi yolu iklimlendirme sistemleri. Fakat bu yöntem çelişkili bicimde küresel ısınmayı arttıran uygulamalardan biri. Sıcak hava dış ortama pompalanıyor. Şehirlerin sıcaklığı nispi olarak artıyor. Öte yandan iklimlendirme sistemlerine enerji sağlamak için kömür ve doğal gaz yakılıyor. Küresel ısınma artıyor. Daha fazla HES ve JES inşa edilip çevre tahrip ediliyor. Yani neden olunan sorunlar sunulan çözümden çok daha fazla ve kalıcı. Ne kadar çok klima kullanılırsa soğutma ihtiyacı o kadar artacaktır.

 

Aşırı üretim ve ekonomik büyüme hedefleri muazzam bir doğa tahribatına neden olurken atmosfere salınan emisyon giderek artıyor. Bu gidişatı frenlemek yerine teknolojinin yeni çözüm vaadi ortaya atıldı. Endüstri tesislerinde oluşan karbonu işlemden geçirip yeraltına, jeolojik katmanların arasına enjekte etmek. Aynı biçimde havadaki karbonu da yakalayıp derinlere gönderme yöntemi üstüne çalışmalar sürüyor. Bu işlemlerin maliyeti çok yüksek. Fakat şüphesiz emisyondan sorumlu olanların vicdanını biraz rahatlatacaktır. Nasıl olsa temizlenebilecek, o halde yakmaya, yaymaya rahatça devam edebiliriz

 

Karbon depolama yöntemlerinin neden olabileceği bir risk, jeolojik katmanlarda volkanik kayalarda bulunan bakterilerin bollaşacak karbonu kullanarak metan üretmeleri olasılığı.  Metan karbondioksitten 20 kat daha etkili bir sera gazı. Kaş yaparken göz çıkarma riski var.

 

Yüksek teknolojinin verdiği özgüven ve azimle karbonu doğal olarak depolayan, oksijen üreten, yağışları düzenleyen iklimi dengede tutan ormanların son 12 ayda olduğu gibi  her yıl 30 milyon dekarını kazımaya devam edebiliriz. 40 milyon dekar toprağın da erozyona maruz kalmasını veya niteliğini kaybetmesini görmezden gelebiliriz. (3)

 

Karbonu nasıl yakalayıp hapsedebileceksek azalacak oksijeni de yüksek teknoloji sayesinde bolca üretebiliriz. Internetten oksijen balonları sipariş ederiz. Kapıda teslim alır, doya doya soluruz. Kredi kartına taksit imkânı da sağlanır mutlaka. Bunu küresel ekonomik büyümeye pozitif etkisi olur. Yeni iş imkanları doğar. Krizi fırsata çeviririz. İşler ters ekonomi negatif büyüme gösterdi deriz. Her halükârda büyürüz.

 

İnternet ve bilişim teknolojileri kuşkusuz birçok kolaylıklar ve olanaklar sağlıyor. Öte yandan bireyler arasındaki iletişim gittikçe azalıyor. Sosyal medya ortamlarında asıl hedeflenen tüketimi en yüksek seviyeye çıkarmak. Açık ve örtülü reklamlar her zaman her yerdedir.

 

Bilgi edinip hafızada tutmaktansa hemen Google’a bakıp öğrenip unutmak daha kolaydır. Adres bulmak için haritalar uygulaması pratik ve yeterlidir. Giderek insanların yön belirleme yetilerini kaybetmeleri olasıdır. Beyinde hafızanın da yön bulma yeteneğinin de merkezi olan hipokampus bölümünün giderek küçüleceğini tahmin etmek abartı olmaz. Çünkü hafızayı güçlü tutmanın tam aksi etki yaptığı ispatlanmıştır. Uydu aracılığıyla adres bulma teknolojisi geliştirilmeden önce Londra’da taksi sürücülerinin belge alabilmeleri için şehrin binlerce caddesini ve sokağını ezbere bilmeleri şart koşuluyordu. Üç veya dört yıl eğitimden geçiyorlardı. Yapılan sınavı ancak yarısı geçip belge alabiliyordu. Fonksiyonel MR görüntüleme yöntemiyle bu sürücülerin beyinlerinin hipokampus bölgesi diğer kişilere göre iki misline kadar büyük bulunmuştu. Beyinin de plastisitesi olduğu bir kez daha kanıtlanmış oldu. (3)

 

Otomasyonun yaygınlaşması ve yapay zekanın giderek uygulamaya sokulması işsizliği arttırıyor. Internetin ve yazılımların uygulamaya yeni konduğu yıllarda bir bankamız “insansız bankacılık” sloganıyla reklam kampanyası yürütmüştü. Son ekonomik krizde orta sınıf çökerken bankacılık sektörü nazire yaparcasına çok yüksek kazançlar açıkladı. Halkın düştüğü duruma bakılınca “insafsiz bankacılık” aşamasına geçildiği söylenebilir. Sıra binasız bankacılığa gelecek büyük olasılıkla. Veriler bulutta saklanacak. Bulut bankacılığına geçiş şaşırtıcı olmaz.

 

Pandemi gibi krizlerde kırılgan gruplar etkileniyor.  Değişen koşullara uygun çözümler sağlamak hükümetlerin görevi olmalı. Eğitim sistemi etkili hale getirilmeli. Yurttaşların temel ihtiyaçlarını karşılayacak tedbirler alınmalı, yeni beceriler kazanmalarını sağlayacak olanaklar sağlanmalı. (4)

 

Teknoloji küresel ısınmanın belirginleştiği, kuraklığın yaygınlaştığı, gıda üretiminin güçleştiği günümüzde hem insanlığı hem bütün canlıları ve doğal varlıkları korumak için kullanılmalı. Geri dönülmez eşik aşıldığında dünya egemenler için de tekin bir yer olmayacak. Gemisini kurtaran kaptan olmanın da mümkün olmayacağı, çünkü ortada gemi de kalmayacağı bir duruma göz göre düşmek akıllıca değil.

 

——————————————————————————————————————————-,

(1) The Cancer Cow: A study of the risks associated with milk from rbGH treated cows 2002 Author(s): Malawa, Zea

(2) Worldometer- anlık veriler.

(3) Cache Cab: Taxi Drivers’ Brains Grow to Navigate London’s Streets

Ferris Jabr

Scirntific Anerican December 2011

(4)) Chandran Nair wforg

June 11 2021